USD 49,34₺ ▲0.11% EUR 55,39₺ ▲0.23% ALTIN 6.663₺ ▲1.54% BTC 4,08M₺ ▼0.45% ☀️ Mugla 22°C
09 Ekim 2026

Marmaris Güncel

Yaşam • Moda • Kültür

Kapaklıkaya: Çocuklarda Şiddet Eğilimi Aileden Besleniyor
Eğitim

Kapaklıkaya: Çocuklarda Şiddet Eğilimi Aileden Besleniyor

Eğitimci ve yazar Alişan Kapaklıkaya, Kocaeli Kitap Fuarı'nda yaptığı konuşmada, çocuklarda görülen şiddet eğiliminin temelinde aile içi ve okul ortamındaki olumsuz davranışların yattığını belirtti. Kapaklıkaya, ebeveynlerin davranışlarıyla örnek olmasının önemini vurguladı.

İmza: Marmaris Güncel Eğitim Servisi Yayın: 👁 1,878

Eğitimci ve yazar Alişan Kapaklıkaya, çocuklarda şiddet eğiliminin oluşmasında aile içi ve okul ortamındaki davranışların etkili olduğunu belirtti. Kapaklıkaya, "Çocukların ruhlarına dikilenler, 8-10 senede büyüyor" ifadesini kullanarak, ebeveynlerin nasihat vermek yerine davranışlarıyla örnek olmaları gerektiğini vurguladı.

16. Uluslararası Kocaeli Kitap Fuarı'nda okurlarıyla bir araya gelen Kapaklıkaya, söyleşi öncesinde yaptığı açıklamalarda, aile içi şiddetin çocuklar üzerindeki etkileri, yetiştirme biçimleri ve sosyal medyanın davranışlara yansımaları hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Çocukların ruhlarına ekilenlerin büyümesi
Çocuklarda şiddet eğiliminin temelinde aile içinde görülen olumsuz davranışların yattığını kaydeden Kapaklıkaya, "Dallarda bugün gördüğümüz meyveler nasıl ki geçmişte dikilen tohumların yeşermiş hali ise, çocukların davranışlarında bugün gördüklerimiz, çocukken onların ruhlarına diktiğimizin yeşermiş halidir. Eğer ailede çocuk, anne babası arasında bir şiddet görüyorsa veya okulda öğretmeninden bir şiddet, bir sertlik görüyorsa, şefkat, merhamet, yumuşaklık görmüyorsa bu çocuğun ruhuna ekilenler onunla beraber büyüyor. Çocukların ruhlarına dikilenler, 8, 10 senede büyüyor. Çocuk 3 yaşındayken annesi bağırdı, kardeşi ezdi, babası baskı yaptı. Çocuk o an bir şey yapmıyor gibi görünebiliyor. Ama çocuk büyüdü mü o şiddet çekirdeği büyüyor. Çocuk 10, 12, 15, 20 yaşına gelince ağzından söz olarak çıkmayan itirazlar elinde çok korkunç silahla çıkıyor, bağırarak çıkıyor, şiddet olarak çıkıyor" dedi.

Görülen davranışların modellenmesi
Çocukların aile içinde gördükleri davranışları ilerleyen yaşlarda model aldığını ifade eden Kapaklıkaya, "Çocukların geleceğini gördükleri karartır veya mamur eder, geliştirir. Çocukların bebeklikten itibaren kafasında iyi ve kötü diye bir şey yoktur. Çocuklar konuşulanları değil, gördüklerini daha çok modellerler. Eğer o şiddeti ailede modellerse onu ileride eşine uygular, sınıf arkadaşına uygular, arkadaşına uygular, çevresine uygular. O yüzden çocukların geleceğini gördükleri şekillendiriyor" diye konuştu.

İfade edilmeyen duyguların etkisi
Aile içi şiddet ve iletişimsizliğin, çocukların duygularını ifade etmesini güçleştirebileceğini belirten Kapaklıkaya, "Aile içinde çocuğun gördüğü şiddet ya da iletişimsizlik konuşmamayı getirir. İfade edilmeyen duygular da vücuda gömülür, bir köşelere saklanır ve orada sinsi bir şekilde bekler. Uygun ortam geldiğinde birdenbire yeşerir. Anne babalar da buna çok şaşırırlar. Çocuklar gördüklerini daha çok hayatlarında uygularlar, duyduklarını ve dinlediklerini değil" şeklinde konuştu.

Örnek olmanın önemi
Çocuklara verilen nasihatlerin tek başına yeterli olmadığını, ebeveynlerin davranışlarıyla örnek teşkil etmesi gerektiğini vurgulayan Kapaklıkaya, "Biz anne babalar ya da öğretmenler çok nasihat etmeye başladığımızda çocuklar bunu duymuyor. Anne babalar derler ya, 'Konuşuyoruz, bin defa söyledik, 50 defa söyledik ama aklına girmiyor' Niye? Bazı çocukların zekaları gözlerindedir, kulaklarında değil. Bazen parmak uçlarındadır, ona dokunurlar. Mesela çocuğa bir sarıldığın zaman bütün onun stresi, öfkesi yok olabilir" ifadesini kullandı.

Sosyal medyanın etkisine dikkat çekildi
Sosyal medyanın çocukların davranışları üzerindeki etkisine de değinen Kapaklıkaya, şiddet içeren ve olumsuz model oluşturan içeriklerin azaltılması gerektiğini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı: "Sosyal medya bir bakıma tavanı delinmiş bir ev gibi. Evin tavanında delik olduğunu düşünün. Tavandan pislik akıyor, çer çöp, yağmur, çamur evin içine doluyor. Aileler halı değiştirerek onu çözemezler. O tepedeki deliği kapatmak lazım. Yani sosyal medyaya şiddet yüklenimini, sıkıntıları, çocuklara olumsuz model olacak şeyleri yüklemeyi biraz orada durdurmak, kesmek lazım diye düşünüyorum."

İlgili Haberler