Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında yoğun müzakerelerin ardından bir barış anlaşmasına varıldığını duyurdu. Anlaşmanın tamamlandığını belirten ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nın açılacağını ve ABD'nin deniz ablukasının kaldırılacağını bildirdi. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi de anlaşmayı doğruladı.
Anlaşmaya ilişkin ilk tepkiler çeşitli ülkelerden geldi. Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ABD ile İran arasındaki savaşın sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşıladıklarını belirtti. Bu adımın bölgede kalıcı barış ve istikrarın tesisi yolunda önemli bir merhale olduğunu ifade eden Fidan, sürece katkı sağlayan Pakistan ve Katar başta olmak üzere tüm ülkeleri tebrik etti. Türkiye'nin bu sürece başından beri destek verdiğini vurgulayan Fidan, bölgede barış ve istikrarın tesis edilmesine yönelik desteğin devam edeceğini kaydetti.
Katar Dışişleri Bakanlığı, ABD ve İran arasında çözülemeyen meselelerin ele alınmasına ilişkin mutabakat zaptı üzerinde anlaşmaya varılmasından duyulan memnuniyeti dile getirdi. Açıklamada, özellikle Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisini güvence altına alan mutabakatın, kalıcı barışın güçlendirilmesi ve bölgesel ekonomik büyümenin desteklenmesi açısından önemli bir adım olduğu vurgulandı. Katar, anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesi yönündeki iradeyi takdir ettiğini belirterek, sürece katkı sağlayan Pakistan ve diğer aktörlerin çabalarını da takdirle karşıladığını ifade etti.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer da ABD ile İran arasında varılan anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını belirtti. Bu gelişmenin savaşı bitirme, bölgesel istikrarı sağlama ve Hürmüz Boğazı'nı yeniden açma yönünde atılmış çok önemli bir adım olduğunu kaydeden Starmer, anlaşmaya katkı sağlayan tüm tarafları tebrik etti. Starmer, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve tam olarak açık kalmasının sağlanması amacıyla mutabakat zaptının uygulanmasına ve nükleer anlaşmanın detaylarının nihai hale getirilmesine odaklanılması gerektiğini değerlendirdi. İngiltere'nin, İran'ın nükleer silaha sahip olmaması gerektiği yönündeki kararlı tutumunun devam ettiğini sözlerine ekledi.