Orta Doğu'da artan jeopolitik tansiyon, petrol fiyatlarındaki yükselişte belirleyici bir faktör haline geldi. ABD Başkanı Donald Trump, Mısır'da ABD'ye ait bir LNG tankerine yönelik dron saldırısına sert bir karşılık verileceğini duyurdu. Trump ayrıca İran'a yönelik yeni yaptırımların yürürlüğe girdiğini ve bölgedeki Amerikan askeri varlığının devam edeceğini belirtti. Bu açıklamalar, enerji piyasalarında arz güvenliğine dair endişeleri artırdı.
İran Devrim Muhafızları Ordusu da Hürmüz Boğazı'na ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Açıklamada, ABD'nin bölgedeki müdahalelerinin sürmesi halinde Hürmüz Boğazı'nın tekrar kullanılamayacağı iddia edildi ve bölgedeki deniz trafiğinin kontrolünün kendilerinde olduğu vurgulandı. Enerji piyasaları için kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, küresel petrol arzına yönelik risk algısını güçlendirdi.
Washington yönetimi, İran'ın petrol ticaretinde rol aldığı tespit edilen iki şirket, sekiz gemi ve bunlarla bağlantılı sekiz şirketi yaptırım listesine dahil etti. Piyasalarda, yaptırımların İran'ın petrol ihracatını zorlaştırabileceği yönünde değerlendirmeler yapılırken, fiili bir arz kaybı yaşanmadığı takdirde fiyat üzerindeki etkinin sınırlı kalabileceği ifade ediliyor.
Petrol piyasalarındaki yükselişi destekleyen bir diğer gelişme, ABD Merkez Bankası'nın (FED) politika faizini beklentilere paralel olarak yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tutması oldu. Faiz oranlarının artırılmaması, ekonomik aktivite ve enerji talebine yönelik beklentileri olumlu etkiledi. Öte yandan, ABD Enerji Bilgi İdaresi (EIA) tarafından açıklanan verilere göre, ülkedeki ticari ham petrol stokları geçen hafta 7 milyon 200 bin varil azalarak 404,5 milyon varile indi. Piyasalarda stoklarda yaklaşık 700 bin varil artış beklenirken, beklentinin aksine kaydedilen bu sert düşüş, güçlü talep görünümüne işaret ederek petrol fiyatlarının yükselmesine katkı sağladı.