USD 46,05₺ ▲0.02% EUR 53,11₺ ▼0.62% ALTIN 6.407₺ ▼3.10% BTC 2,84M₺ ▲1.30% ☁️ Mugla 31°C
07 Haziran 2026

Marmaris Güncel

Yaşam • Moda • Kültür

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası'ndan İstanbul Çevre Durum Raporu: Su Kaynakları Üzerindeki Baskı Artıyor
Gundem

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası'ndan İstanbul Çevre Durum Raporu: Su Kaynakları Üzerindeki Baskı Artıyor

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası'nın yayımladığı İstanbul Çevre Durum Raporu, kentteki su kaynakları üzerindeki baskının arttığını ortaya koydu. Raporda, nüfus artışı, iklim değişikliği ve yapılaşma gibi etkenlerin su yönetimi ve kalitesi üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekildi.

İmza: Marmaris Güncel Gundem Servisi Yayın: 👁 1,989

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası, 31 Mayıs - 5 Haziran Ekolojik Yıkımla Mücadele Haftası kapsamında her yıl yayımladığı “İstanbul Çevre Durum Raporu”nu bu yıl da kamuoyuyla paylaştı. Oda tarafından yapılan açıklamada, 5 Haziran Dünya Çevre Günü'nün, doğanın ve yaşam alanlarının sermaye birikim süreçlerine feda edildiği, ekolojik yıkımın derinleştiği bir coğrafyada kutlama değil, hesap sorma günü olduğu vurgulandı.

Raporda, fosil yakıt bağımlılığı, nükleer santral projelerinden vazgeçilmemesi, tarım, orman ve mera alanlarının yapılaşmaya açılması gibi nedenlerle Anayasa'nın 56. maddesinde güvence altına alınan sağlıklı çevrede yaşama hakkının fiilen ortadan kaldırıldığı belirtildi. Kamuoyunda ‘süper izin yasası’ olarak bilinen düzenlemeyle çevre mevzuatındaki güvencelerin işlevsizleştirilmesi ve doğal alanların madencilik ve enerji projelerine karşı savunmasız bırakılmasıyla, yaşamın yeniden üretilebileceği alanların sermayenin tasarrufuna bırakıldığı ifade edildi. Raporda ayrıca, ‘sürdürülebilir kalkınma’ ve ‘yeşil kapitalizm’ söylemlerinin yaşanan tahribatı örtme işlevi gördüğü kaydedildi.

Raporda İstanbul'un içme ve kullanma suyu, atık ve atık su durumu, toprak ve gürültü kirliliği, hava kalitesi, arazi kullanımları ve kentleşme baskısı gibi konular ele alındı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) süreçleri de değerlendirmeye dahil edildi. İstanbul'daki nüfus artışının su varlıkları üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekilen raporda, 2021'de 2.942.439 m³/gün olan yıllık ortalama günlük su miktarının, 2025 itibarıyla 3.214.606 m³/gün seviyesine yükseldiği belirtildi. Bu artışın, kentin su talebinin yapısal olarak büyüdüğünü gösterdiği vurgulandı.

Raporda, İstanbul'un su yönetimindeki yapısal dengesizliğe de işaret edildi. Kent nüfusunun yüzde 63,97'sinin Avrupa Yakası'nda ikamet etmesine karşın, mevcut arıtma kapasitesinin ağırlığının Asya Yakası'nda yoğunlaşması, su temin yapısını her geçen yıl daha maliyetli ve kırılgan hale getirmekte. İklim değişikliğinin etkileriyle barajlara yağışlardan gelen su miktarının son beş yılda yüzde 32 oranında azaldığı ve bu düşüşün kalıcı bir eğilime işaret ettiği aktarıldı. İçme suyunun büyük bölümünün dayandığı Ömerli, Terkos ve Büyükçekmece barajlarına olan yoğun bağımlılığın, kenti kuraklık ve arıza karşısında kırılganlaştırdığı ifade edildi.

İSKİ'nin elektrik giderlerinin 2021-2025 yılları arasında yüzde 464 arttığı, bu artışın yüzde 76,7'sinin içme suyu tesislerinde tüketildiği belirtildi. Bu maliyet artışının doğrudan yurttaşın su tarifelerine yansıdığı vurgulandı. Raporda, Sazlıdere Barajı gibi içme suyu havzalarında artan yapılaşmanın suyun doğal dengesini bozduğu kaydedildi.

ÇED süreçlerinin önleyici ve koruyucu bir mekanizma olması gerekirken, yüzeyselliği ve formaliteye dönüşmesi eleştirildi. Su havzaları, tarım alanları ve ekolojik hassas bölgelerin detaylı aktarılmadığı dile getirildi. Öte yandan, Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi ve yaşam savunucuları, Sazlıdere Barajı çevresindeki yapılaşmaya ve Tuzla Biyoteknoloji İhtisas Organize Sanayi Bölgesi projesine karşı basın açıklaması yaptı. Kuzey Demiryolu Geçişi projesinin de Kuzey Ormanları'nı parçalayacağı, yaban hayatı koridorlarını keseceği ve kentin kritik su havzaları üzerinde ciddi baskılar yaratacağı uyarısında bulunuldu. Açıklamada, İstanbul'un yaşam kaynaklarının rant projelerine feda edilemeyeceği vurgulandı.

İlgili Haberler