UEFA Avrupa Ligi play-off turu ilk maçında yarın Macaristan'ın Ferencvaros takımını konuk edecek Trabzonspor'da teknik direktör Fatih Tekke, karşılaşmaya hazır olduklarını belirtti. Papara Park'ta düzenlenen basın toplantısında konuşan Tekke, kupada yollarına devam etme arzularını dile getirerek, Avrupa Ligi'ni oyunculuk kariyerinde kazanan biri olarak bu kupayı kazanmanın zorluğunu bildiğini vurguladı. Rakip Ferencvaros'un saygıyı hak eden iyi bir ekip olduğunu söyleyen Tekke, yarınki maçtan avantajlı bir skorla ayrılarak deplasmanda oynanacak ikinci maça gitmek istediklerini ifade etti.
Teknik adamlık kariyerinde ilk Avrupa heyecanını yaşamasının takım motivasyonuna etkisine dair bir soruya yanıt veren Fatih Tekke, oyunculuk döneminde kazandığı bu serüvenin zorluklarını bildiğini hatırlattı. Trabzonspor olarak uzun bir aradan sonra Avrupa Ligi'ne katılma başarısını geçen sene oyuncularıyla birlikte elde ettiklerini ve bunu sürdürmek istediklerini belirtti. Mevcut kadrolarını kurarken ve kullanırken dikkatli olmaları gerektiğini, üç kulvarda yarışacakları bir sezonda oyuncu rotasyonunun kaçınılmaz olduğunu oyuncularına ilettiğini söyledi. Arseniy, Tim, Muçi ve potansiyel yeni transferle birlikte takımın geçen sezona göre daha iyi durumda olduğunu ancak Kasımpaşa maçından önce de belirttiği gibi, 4-5 maçlık bir ritim bulmaya ve zamana ihtiyaçları olduğunu sözlerine ekledi.
Kendisine yöneltilen eleştirilere de değinen Fatih Tekke, Trabzonspor'un teknik direktörü olarak 17-18. aya yaklaştıklarını ve kendisi ile ekibinin bu süreçte bir başarısı olduğunu kabul ettiğini söyledi. Ancak bu başarının tamamen oyunculara ait olduğunu, kendilerinin ise kulüp için 7/24 en doğru işi nasıl yapabileceklerini düşünerek, hissederek ve çalışarak ciddi zaman harcadıklarını belirtti. Bu senenin de aynı şekilde geçeceğini ifade etti. Trabzon'da yaşamanın, Trabzonspor'da hoca olmanın zorlukları olduğunu belirten Tekke, bunun alışılacak bir durum olduğunu ancak insan oldukları için zaman zaman üzülebileceklerini, oyun içindeki eleştirilere ise alıştıklarını söyledi. Takımın bir sene önceki durumu ile şu anki durumuna bakıldığında yapılan eleştirileri kabul edeceklerini ve bunun işlerinin bir parçası olduğunu dile getirdi. Eleştirilerden etkilenmemeye çalıştıklarını ancak insan olmaları nedeniyle bazen duygusal olabildiklerini, bunu yorgunluk olarak hissettiğini ve Trabzonspor'un daha iyi olabilmesi için ne gerekiyorsa onun için burada olduklarını ve bu durumun devam edeceğini belirtti.
Ferencvaros'un takım değeri ve önlem alacakları oyuncu olup olmadığı yönündeki soru üzerine Fatih Tekke, Avrupa Ligi karşılaşmalarında kiminle oynandığının önemli olmadığını, her maçın zorlu olduğunu söyledi. Rakip takımın kaliteli oyunculara sahip olduğunu ancak özel olarak önlem alacakları bir durumun söz konusu olmadığını belirtti. 40 milyon avro veya 150 milyon avro gibi takım değerlerinin ülke futbolunun durumunu ve kaliteyi izah eden şeyler olmadığını, Avrupa Ligi takımlarının oyun oynama alışkanlıklarının Türkiye'deki takımlardan farklı olduğunu söyledi. Türkiye'deki bir takımın 150 milyon avro oluşunun tamamen transfer koşullarıyla ilgili olduğunu, oyuncu gelmediğinde maliyetin yükseldiğini ve bunun kalite açısından değerlendirilemeyeceğini ifade etti. Rakip takım hakkında ise 3-4-5 orta saha oyuncusunun iyi olduğunu, sol tarafta Yusuf adında enteresan bir oyuncuları bulunduğunu ve savunmalarının iyi olduğunu belirtti. Saygı duyacakları bir takım olduğunu ancak kendilerinin de Trabzonspor olduğunu ve sahada her rakibe saygı göstermeleri, kendi performanslarının en yükseğini sergilemeleri gerektiğini vurguladı. İkinci maç için avantajlı bir şekilde yarın taraftarlarını mutlu etmek istediklerini, bu inancın kendilerinde bulunduğunu sözlerine ekledi.
Trabzonspor'un yeni transferi Noah Saviolo ise yaptığı açıklamada, maçın kendileri adına büyük bir karşılaşma ve iyi bir test olacağını düşündüğünü söyledi. Avrupa Ligi'nde oynayacakları ilk maç olduğunu belirten Saviolo, hazır olduklarını ancak ligde neler olacağını göreceklerini ifade etti. Kasımpaşa maçında attığı golün ardından tribünlere yönelik yaptığı hareketin herhangi bir anlamı olmadığını, gol sevinciyle yapılan bir hareket olduğunu ve sevinçle beraber yapıldığını belirtti.