New York semalarında meydana gelen sonik patlamanın ardından, New Jersey eyaletindeki bir konutun çatısını delerek yatak odasına düşen yaklaşık 1 kilogram ağırlığındaki meteorit, bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı. Yapılan ilk incelemelerde, taşın içerisinde Dünya atmosferinde bulunmayan prebiyotik moleküller ve dış uzay kaynaklı amino asitlerin varlığı saptandı.
Olay sırasında evde bulunan mülk sahibi, tavanın delinmesi ve odaya yayılan keskin kükürt kokusuyla sarsıldı. Ev sahibi, meteoritin saflığını korumak amacıyla hızlı bir müdahalede bulunarak parçaları alüminyum folyo ile sarıp cam kavanozlarda muhafaza altına aldı. Bu koruma yöntemi sayesinde, meteoritin Dünya üzerindeki nem ve bakterilerle temas etmesi engellenerek bilimsel değerinin korunması sağlandı.
SETI Enstitüsü ve NASA Ames Araştırma Merkezi bünyesinde görev yapan Peter Jenniskens liderliğindeki uluslararası uzman heyeti, örnekler üzerinde kapsamlı analizler gerçekleştirdi. Meteoritin, Güneş Sistemi'nin erken evrelerindeki tuzlu sıvılara maruz kalmış CM1/2 tipi karbonlu kondrit sınıfına ait olduğu belirlendi. Analiz sonuçları, taşın bünyesinde %1.8 oranında karbon ve %0.07 oranında nitrojenin yanı sıra, yaşamın temel yapı taşları olan magnezyum-organik bileşikler içerdiğini ortaya koydu.
Güvenlik kameraları ve yörünge takip verileri incelendiğinde, meteorun Asteroit Kuşağı'ndan koptuğu ve atmosfere saatte 51.500 kilometre hızla girdiği tespit edildi. Yerden yaklaşık 35 kilometre yükseklikte parçalanan göktaşının son parçası Hillsborough kasabasındaki eve ulaştı. 2020 yılında Endonezya'ya düşen Kolang meteoritinden sonra kaydedilen ikinci CM1/2 düşüşü olan bu nadir örnek, Amerikan Doğa Tarihi Müzesi bünyesinde sergilenecek.