Karadeniz'de Rusya ve Ukrayna arasındaki çatışmaların deniz taşımacılığına yansıması, küresel emtia piyasaları üzerindeki baskıyı artırmaktadır. Gemi, liman ve ihracat terminallerine yönelik saldırıların yoğunlaşması, önemli tahıl ve petrol geçiş güzergahlarından biri olan Karadeniz'deki ticaret akışlarını sekteye uğratmakta ve taşımacılık ile sigorta maliyetlerini yükseltmektedir.
Reuters'ın haberine göre, bölgedeki artan güvenlik riski, özellikle tahıl, ham petrol ve rafine petrol ürünlerinin sevkiyatında yeni bir darboğaz oluşturmaktadır. Rusya, Ukrayna, Bulgaristan, Gürcistan, Romanya ve Türkiye'nin kıyılarının bulunduğu Karadeniz, küresel emtia ticareti açısından stratejik bir öneme sahiptir. Ortadoğu'daki önemli deniz ticareti rotalarında yaşanan sorunların ardından Karadeniz'deki gerilimin tırmanması, küresel ticaret için yeni bir risk alanı yaratmıştır.
Ukrayna Altyapı Bakanlığı verilerine göre, temmuz ayında limanlarda 35 gemi ve denizde 22 gemi saldırıya uğramıştır. Aynı dönemde liman tesisleri de 67 saldırıya hedef olmuştur. Bu rakamlar, saldırıların boyutundaki artışı gözler önüne sermektedir. Rusya ve Ukrayna, birbirlerinin tarım ihracat tesislerini ve ticari gemilerini hedef alırken, Kiev yönetimi Rusya'nın petrol ticaretinde kullandığı tankerlere yönelik saldırılarını da artırmıştır. Her iki taraf da yalnızca askeri hedefleri vurduğunu iddia etmektedir.
Ancak saldırıların ticari gemilere, limanlara ve ihracat altyapısına ulaşması, savaşın ekonomik etkilerini doğrudan küresel ticaret zincirlerine taşımaktadır. Rusya dünyanın en büyük buğday ihracatçısı, Ukrayna ise küresel tarım ticaretinin önemli aktörlerindendir. Bu nedenle Karadeniz'deki sevkiyatların aksaması, dünya genelindeki tahıl piyasalarını etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendirilmektedir. Ukrayna'nın tarımsal ihracatı, ülkenin en önemli döviz gelir kaynaklarından biri olmayı sürdürmektedir. Ukrayna'nın tarımsal ihracatının yüzde 90'ından fazlası Odessa limanı üzerinden gerçekleştirilmektedir. Rusya'nın Odessa çevresindeki sivil gemilere ve liman altyapısına yönelik saldırılarının yoğunlaşması, Kiev'in ihracat kapasitesi açısından kritik bir risk oluşturmaktadır.
Ukrayna alternatif ihracat güzergahları geliştirmeye çalışsa da, Tarım Bakanı Taras Vysotskyi'nin Reuters'a belirttiğine göre, bu alternatif yolların ağustos sonuna kadar tam kapasiteye ulaşması beklenmemektedir. Ayrıca bu güzergahların Karadeniz limanlarından normal koşullarda taşınan hacmin yalnızca yaklaşık yarısını karşılayabileceği öngörülmektedir. Azak Denizi'nde de gemi trafiği 10 Temmuz'dan bu yana kısıtlıdır. Bu durum, Rusya'nın önemli tahıl ihracat merkezlerinden Taman'daki faaliyetleri de etkilemektedir. Novorossiysk ve Tuapse limanlarından tahıl ihracatı devam etmekle birlikte, sevkiyatların önceki döneme kıyasla daha yavaş gerçekleştiği bildirilmektedir.
Karadeniz'deki gerilim yalnızca tahıl ticaretini değil, petrol taşımacılığını da etkilemektedir. Ukrayna'nın temmuz ayında tankerlere yönelik saldırıları bazı gemilerde hasara yol açmış, Kazakistan ham petrolünün başlıca ihracat noktalarından Novorossiysk ile Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu terminalindeki yükleme faaliyetlerinin geçici olarak durmasına neden olmuştur. Kazakistan'ın petrol ihracatı açısından söz konusu güzergahın önemi yüksektir. Denizcilik şirketi BRS, Çin-Pasifik Kanalı sisteminin Kazakistan'ın ham petrol ihracatının yaklaşık yüzde 80'ini taşıdığını belirtmektedir. Bu nedenle bölgede yaşanabilecek uzun süreli bir aksamanın, Kazakistan üzerinden küresel petrol arzını da etkileyebileceği değerlendirilmektedir.
Karadeniz'de artan güvenlik riski, ticaretin maliyetini de hızla yükseltmektedir. Piyasa tahminlerine göre, Karadeniz'de ortalama günlük petrol tankeri maliyetleri bir hafta önce 200 bin doların biraz üzerindeyken, bugün 300 bin doların üzerine çıkmıştır. Bu durum, taşıma maliyetlerinin bir hafta içinde yüzde 50'nin üzerinde arttığı anlamına gelmektedir. Artışın temel nedeni, gemilerin bölgedeki güvenlik riskine karşı daha yüksek bir bedel talep etmesidir. Saldırı ihtimalinin yükselmesi, gemilerin operasyonel maliyetlerini artırmakta ve armatörlerin risk primlerini yükseltmektedir. Bölgedeki savaş riskinin uzun süre devam etmesi durumunda, bu maliyet artışının tahıl ve petrol fiyatlarına yansıması ve küresel emtia ticaretindeki baskıyı artırması beklenmektedir. Karadeniz'deki risk artışı sigorta piyasasına da yansımıştır. Sigorta kaynaklarına göre, Karadeniz terminallerine yapılan liman ziyaretlerinde savaş sigortası maliyetleri iki katına çıkmıştır.