İran ve İsrail arasındaki karşılıklı askeri operasyonların durması, enerji arzına yönelik endişeleri hafifleterek piyasalara yansıdı. Salı günü işlem gören enerji piyasaları, hareketli bir seansın ardından gerileme gösterdi. Bu geri çekilme, ABD Başkanı Trump'ın yaptığı doğrudan çağrıların ardından geldi. Tahran yönetimi, İsrail ordusunun Lübnan içindeki Hizbullah hedeflerine yönelik saldırılarını sürdürmesi halinde yeniden operasyonlara başlayabileceği uyarısında bulundu.
Batı Teksas türü ham petrol (WTI) varil başına 52 sentlik bir düşüşle, yani yüzde 0,57 azalarak 90,78 dolardan işlem gördü. Brent ham petrolün varil fiyatı ise 48 sentlik bir düşüşle, yüzde 0,51 azalarak 93,77 dolara geriledi. Bu düşüşler, bir önceki gün fiyatlarda yaşanan yüzde 5'i aşan sert yükselişlerin ardından gerçekleşti. Brent petrolü, 100 günü aşan çatışmaların başlangıcından bu yana yaklaşık yüzde 31 değer kazanırken, WTI aynı dönemde yaklaşık yüzde 37 oranında yükseldi. Nisan ayı başlarında Brent varil fiyatı 126 doların üzerine tırmanmıştı.
Fiyatlar, pazartesi günü İsrail ordusunun İran ve Lübnan içindeki saldırılarının ardından yükselişe geçmişti. İsrail kuvvetleri, İran'ın güneybatısında yer alan ve balistik füze üretimi için kullanılan bir petrokimya tesisini hedef aldı. İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu ise buna karşılık olarak Hayfa kentindeki benzer bir İsrail tesisine operasyon düzenledi. Hafta sonu Beyrut içindeki Hizbullah mevzilerine yönelik İsrail hava harekatlarının ardından bu saldırılar gerçekleşti. Tahran yönetimi, Washington ile yapılacak herhangi bir anlaşmanın, İsrail ordusunun Lübnan içindeki askeri operasyonlarını kesin olarak sonlandırmasını içermesi gerektiğini yineledi.
Yatırımcılar, küresel enerji sevkiyatı için kritik bir güzergah olan Hürmüz Boğazı'ndaki olası kesintiler konusunda endişelerini sürdürüyor. UBS analisti Giovanni Staunovo, piyasaların su yolundaki kısıtlamaların daha uzun süre devam edebileceği ihtimalini fiyatladığını belirtti. Şubat ayı sonundaki bölgesel gerilim artışından önce, dünyadaki günlük petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz arzının beşte biri Hürmüz Boğazı üzerinden sevk ediliyordu. İran devlet medyası, Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani tarafından yapılan yeni bir güvenlik kuşağı açıklamasını bildirdi. Bu kuşağın Hürmüz Boğazı bölgesinden Yemen açıklarındaki Babülmendep Boğazı'na ve Körfez üzerinden Kızıldeniz'e uzanacağı belirtildi.
Yemen merkezli İran destekli Husiler, pazartesi günü İsrail bağlantılı gemilerin Kızıldeniz'e girişini yasaklayacaklarını duyurdu. OPEC+ grubu ise pazar günü, küresel arz krizine yanıt olarak petrol üretim hedeflerini dört ay içinde dördüncü kez artırma konusunda anlaştı. Analistler, Rusya dahil olmak üzere birçok OPEC+ üyesinin üretim hedeflerini tutturmakta zorlanması nedeniyle bu adımın fazla etki yaratmasının beklenmediğini belirtti. Uzmanlar, boğazın kapanmasıyla bağlantılı kesintileri ve Ukrayna'daki insansız hava aracı saldırılarının Rusya'nın üretim kapasitesini olumsuz etkilediğini vurguladı.
Suudi Arabistan, temmuz ayı için Asya bölgesine yönelik resmi ham petrol satış fiyatlarını art arda ikinci ay düşürdü. Orta Doğu'daki kriz 100 günlük sınırı aşarken, diplomatik çabalar henüz somut bir ilerleme sağlamadı. Çatışmalar, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail kuvvetlerinin İran'a yönelik ortak askeri saldırılar düzenlemesiyle başlamıştı. İran yönetimi ise buna karşılık olarak, küresel enerji arzının yaklaşık yüzde 20'sini taşıyan Hürmüz Boğazı üzerinden geçişleri kısıtlama tehdidinde bulunmuştu.