Yaşlanma süreci, hem zihinsel hem de fiziksel olarak gelişim potansiyeli taşımaktadır. Bu süreçte düşünce yapısının olumlu etkileri gözlemlenebilir. Yaşlanmaya yönelik olumsuz düşüncelerin, daha kötü sağlık sonuçlarına yol açabilen bir tür kendi kendini gerçekleştiren kehanet olduğu belirtilmektedir.
Yapılan araştırmalar, beyin sağlığının orta yaşlardan sonra dahi iyileşme gösterebileceği yönünde bulgular sunmaktadır. Hollanda'daki Tilburg Üniversitesi'nden Ekonomi Psikolojisi alanında Doç. Dr. Julia Nolte, birçok insanın hayatının sonuna gelmeden çözülemeyecek pişmanlıklar yaşama endişesi taşıyabileceğini, ancak bu durumun yaygın bir deneyim olduğunu bilmenin teselli verebileceğini ifade etti. Nolte, yaşlanmanın pişmanlıkların sıklığını ve etkisini azalttığını belirtti.
Emotion dergisinde yayımlanan bir çalışmada, 21-89 yaş arası 90 yetişkinin büyük pişmanlık duygularının yaş ile ilişkisi incelendi. Bulgulara göre, yaşlı yetişkinler gençlere kıyasla son bir yılda daha az büyük pişmanlık bildirdi. Yaşlıların yakın zamanda hiç pişmanlık duymadıklarını belirtme olasılıkları daha yüksekti. Ayrıca, yaşlıların pişmanlıkları genellikle ilişkiler veya diğer insanlarla olan bağlantılarından ziyade, kaçırılan fırsatlar veya gidilmeyen yollarla ilgiliydi. Yaşlı bireylerin, “ne olabilirdi” senaryolarına karşı öfke veya hayal kırıklığı gibi yoğun duyguları daha az yaşadığı tespit edildi. Nolte, “Yaşlı yetişkinlerin ‘Son zamanlarda büyük pişmanlıklarım yok’ deme olasılıkları daha yüksek ve pişmanlıkları olduğunda da olumsuz duyguların etkisi daha az oluyor” dedi.
Yaş ilerledikçe unutkanlık ve zihinsel işlem hızında yavaşlama görülebilse de, ortalama olarak yaşlılar bilgi veya dil gerektiren testlerde daha iyi performans göstermektedir. Bir araştırmaya göre, 70'li ve 80'li yaşlardaki yetişkinler, 20'li, 30'lu ve 40'lı yaşlardakilere kıyasla kelime bilgisi testlerinde daha yüksek puan almıştır. Yeni durumlara uyum sağlama ve mantık yürütme yetenekleri 20'li yaşlarda zirveye ulaşırken, biriktirilen deneyimlerin, gerçeklerin ve becerilerin uygulanması yeteneğinin 70 yaşına kadar istikrarlı kaldığı veya gelişmeye devam ettiği gözlemlenmiştir.
Yaşlı insanlar sadece bilgi birikimlerini değil, bilgeliklerini de artırmaya devam edebilirler. Yaşlılık Nöropsikiyatrisi ve Dünya Psikoterapi Federasyonu Başkanı Dr. Dilip Jeste, bilgeliği empati, şefkat, öz yansıtma, öz düzenleme ve farklı bakış açılarını kabul etme yeteneğini içeren karmaşık bir kişilik özelliği olarak tanımladı. Yapılan çalışmalar, daha yüksek bilgelik seviyesinin yaşam boyu genel sağlık ve duygusal refahın artmasıyla ilişkili olduğunu göstermiştir. Jeste, yaşlıların ortalama olarak gençlere göre empati, duygusal düzenleme ve öz yansıtma gibi bilgelik unsurlarında daha yüksek puan aldıklarına dair kanıtlar olduğunu belirtti. Nöropsikiyatr, “Bilgeliğin bu bileşenlerine sahip olan insanlar, yaşlandıkça daha da bilgileşme eğilimindedirler” diye ekledi.