Dünya ekonomisi, güçlenen El Niño nedeniyle yeni bir gıda enflasyonu riskiyle karşı karşıya. Bu durumun tarımsal üretimden enerji tüketimine kadar geniş bir alanı etkilemesi bekleniyor. Şirketler şimdiden tedarik zincirlerini ve yatırım planlarını gözden geçiriyor.
Piyasa istihbarat şirketi AlphaSense'in analizine göre, 1 Mayıs ile 4 Ağustos tarihleri arasında 478 şirket, finansal belgelerinde ve açıklama raporlarında El Niño'dan bahsetti. Bu durum, bilanço görüşmelerinde El Niño'ya yapılan atıfların 2019'dan bu yana en yüksek seviyeye ulaştığını gösteriyor.
Şirket açıklamalarındaki endişelerin odağında Hindistan ve Güneydoğu Asya yer alıyor. El Niño, yaklaşık 900 Hint şirketi tarafından belgelere yansıtılırken, bu sayı ABD merkezli şirketlerin yaklaşık 10 katına denk geliyor. Hindistan'ı Filipinler, Malezya ve Brezilya merkezli şirketler takip ediyor.
Hindistan'da El Niño'nun en büyük riski muson yağmurları üzerindeki etkisi. Ülkenin tarım ekonomisi büyük ölçüde yağış düzenine bağlı olduğundan, kuraklık, aşırı sıcaklıklar veya yağmurun zamanlamasındaki sapmalar hem mahsul miktarını hem de kırsal kesimdeki gelir ve tüketimi olumsuz etkileyebilir. Hindistan'ın önde gelen tarım şirketlerinden UPL, olası ekim dönemi gecikmelerinin bazı ürünlere olan talebi sonraki çeyreklere kaydırabileceğini belirtiyor. Tüketim devi AWL Agri Business ise tarımsal bozulmanın kırsal gelirleri ve tüketici harcamalarını baskılamasından endişe duyuyor.
ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi (NOAA) tarafından 13 Ağustos'ta yapılan değerlendirmeye göre, El Niño güçleniyor. 2026 sonbaharı ve 2026-2027 kışında çok güçlü bir El Niño görülme ihtimali yüzde 90'ın üzerinde. Ekim-Aralık dönemi için yapılan hesaplamada ise El Niño'nun, 1950'den bu yana gözlenen önceki olaylardan daha güçlü olabileceği ve tarihî bir seviyeye ulaşma olasılığının yüzde 69 olduğu belirtiliyor. NOAA'nın ağustos olasılık tablosunda, çok güçlü El Niño ihtimali eylül-kasım dönemi için yüzde 93'e, ekim-aralık için ise yüzde 95'e kadar çıkıyor. Bu durum, şirketlerin olay gerçekleşmeden stok, üretim ve yatırım planlarını değiştirmeye başlamasının nedenini açıklıyor.
El Niño'nun ekonomik etkileri açısından tarım sektörü büyük önem taşıyor. Yağış düzenindeki bozulmalar, bazı Asya ülkelerinde ekim ve hasat dönemlerini etkileyebilir. Ürün miktarındaki düşüşler, küresel ticarete konu olan tarım ürünlerinde fiyat baskısı yaratabilir. Peru merkezli madencilik şirketi Buenaventura, sel ve aşırı hava koşullarına karşı önlem olarak yatırım bütçesine 12 milyon dolar eklediğini duyurdu. Gıda, kimya ve bankacılık şirketleri ise tedarik zincirlerinin dayanıklılığını test ediyor.
Bir bölgedeki kötüleşen hasat, başka bir üretici ülkenin ihracatını ve gelirini artırabilir. Bazı ABD'li tarım yatırımcıları, Asya'da mahsul kaybı yaşanması halinde Amerikan ürünlerine olan talebin artabileceğini değerlendiriyor. El Niño'nun küresel ekonomiye maliyeti geçmişte de önemli boyutlara ulaştı. Dartmouth College'ın 2023 tarihli çalışmasına göre, 1982-83 El Niño olayının dünya ekonomisine beş yıldaki toplam maliyeti yaklaşık 4,1 trilyon dolar, 1997-98 olayının maliyeti ise 5,7 trilyon dolar olarak hesaplandı.
Bu nedenle şirketler, El Niño'nun satış veya kâr üzerindeki etkisini kesin rakamlarla tahmin etmek yerine, farklı senaryolara karşı hazırlık yapıyor. Üretim tesislerinin korunması, alternatif tedarikçi bulunması, stok seviyelerinin ayarlanması ve lojistik hatlarının güçlendirilmesi gibi önlemler gündemde. Türkiye açısından ise El Niño'nun etkisi, doğrudan hava durumu değişikliklerinden ziyade küresel emtia fiyatları üzerinden hissedilecek. Asya'daki büyük üretici ülkelerde yaşanacak mahsul kayıpları, uluslararası piyasalardaki fiyat artışları yoluyla iç piyasaya dolaylı baskı oluşturabilir.