Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in göreve başlamasının üçüncü yıl dönümü dolayısıyla bakanlık önünde bir basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, Tekin'in görev süresi boyunca eğitim politikalarına ilişkin değerlendirmeler yapıldı.
Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, Bakan Tekin'in üç yıllık görev süresini "koyu bir karanlık" olarak nitelendirdi. Irmak, Tekin'in bakanlık koltuğunda geçirdiği süre zarfında eğitimin kamusal niteliğinin zayıflatıldığını belirtti. Bakan Tekin'in eğitim emekçileri, öğrencileri ve velileri yok sayarak, katılımcı süreçler işletmeden eğitim politikalarını hayata geçirdiğini savundu.
Kemal Irmak, Bakan Tekin'in göreve geldikten sonra katıldığı ilk bütçe görüşmelerinde "Tarikat ve cemaatlerle protokol yapmaya devam edeceğiz" açıklamasını hatırlatarak, 672 protokolün kimlerle yapıldığının gizlendiğini iddia etti. Başta Ülkü Ocakları olmak üzere birçok tarikat ve cemaatle yapılan protokollerin gizli kaldığını öne sürdü.
Tekin'in maarif modeli uygulamasını da eleştiren Irmak, bu modelin "tek tip nesil yetiştirme" amacı taşıdığını ve dini ile milli referansları hedef alan bir anlayışı ortaya koyduğunu ifade etti. Görev süresinin eğitim emekçilerini yoksullaştırdığını da sözlerine ekledi.
Açıklamaya katılan CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, öğrencilerin okullarda bir öğün sıcak yemek yiyemediğini belirterek, bakanlığın küçük bir grup tarafından yönetildiğini iddia etti. Özçağdaş, Bakan Tekin'in görev süresinde eğitimle ilgili alanlarda 43 yurttaşın hayatını kaybettiğini söyleyerek, Tekin'in bir "yıkım mühendisi" gibi görev yaptığını savundu.
Eğitim Sen Ankara 1 Nolu Şube Başkanı Mehmet Aydoğdu da, CHP'deki süreçle ilgili olarak Eğitim Sen'in tavrının net olduğunu vurguladı. Irmak, Eğitim Sen'in hiçbir partinin arka bahçesi olmadığını belirtti.