Dünya Altın Konseyi tarafından yayımlanan son rapor, ABD'deki enflasyon görünümünün zorlu bir tablo çizdiğini ancak 1970'lerdeki gibi kalıcı bir enflasyon dalgası ihtimalinin düşük olduğunu belirtti. Raporda, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) olası bir politika hatası durumunda bile en muhtemel senaryonun para politikasında sıkılaşmanın sürdürülmesi ve ekonomik büyümenin yavaşlaması olacağı öngörüsünde bulunuldu.
Fed'in enflasyonla mücadeledeki kararlılığına dikkat çekilen raporda, kişisel tasarruf oranlarının düşük seviyelerde seyretmesi nedeniyle tüketicilerin uzun süreli fiyat artışlarına karşı direncini sınırlı kalabileceği ifade edildi. Yeni bir enflasyon dalgası yaşanması halinde faizlerin yüksek kalmaya devam edebileceği ve ekonomik büyümenin zayıflayabileceği kaydedildi.
MERKEZ BANKALARININ ALTIN ALIMLARI DESTEK SAĞLIYOR
Raporda, yükselen reel faizlerin altın fiyatları üzerindeki baskısının geçmiş dönemlere kıyasla daha sınırlı olduğu vurgulandı. Merkez bankalarının altın alımları ve Asyalı yatırımcıların talebinin, altın fiyatlamasında giderek daha belirleyici bir rol oynadığı belirtildi. Bu talebin, ABD faizleri, ABD Doları veya enflasyondaki değişimlerle her zaman aynı yönde hareket etmediği ifade edildi.
KISA VADEDE ALTIN ÜZERİNDE BASKI SÜREBİLİR
Dünya Altın Konseyi, reel faizlerin altın üzerindeki etkisinin tamamen ortadan kalkmadığının altını çizdi. Tahvil getirilerindeki artışın kısa vadede altın fiyatları üzerinde baskı oluşturabileceği ve piyasaların Fed'in enflasyonla mücadeledeki kararlılığını test etmeyi sürdürebileceği belirtildi.
ORTA VE UZUN VADEDE DESTEKLEYİCİ GÖRÜNÜM KORUNUYOR
Sıkı para politikasının ekonomik büyümede şoklara, finansal sistemde strese veya enflasyonda yeni bir yükselişe neden olması durumunda, uzun vadeli tahvil getirilerinin gerileyebileceği öngörüldü. Bu senaryoda, merkez bankalarının altın alımları ve Asya kaynaklı talebin desteğiyle altın fiyatlarının güç kazanabileceği kaydedildi. Konsey, bu faktörlerin altın için orta ve uzun vadede destekleyici olmaya devam edebileceğini belirtirken, 2025'teki yüksek fiyat artışlarının tekrarlanmasının kesin olmadığı ifade edildi.