Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu tarafından 2008 yılında alınan kararla okyanusların karşılaştığı zorluklara dikkat çekmek amacıyla 8 Haziran, "Dünya Okyanus Günü" olarak kabul edilmiştir. Bu yıl "Yeniden hayal et: Bildiğimiz dünyanın ötesinde, okyanuslarımızla yeni bir ilişki" temasıyla kutlanacak olan günde, okyanusların durumuyla ilgili endişe verici bir rapor yayımlandı.
BM verilerine göre, yeryüzündeki canlı yaşamının kaynağı olan okyanuslar, gezegenin yüzde 70'inden fazlasını kaplamaktadır. Okyanuslar, dünyadaki oksijenin en az yüzde 50'sini üretmekte ve beşeri faaliyetler sonucu salınan karbondioksitin yaklaşık yüzde 30'unu emerek küresel ısınmanın etkilerini hafifletmektedir. Dünya Deniz Türleri Kayıt Sistemi'ne göre, okyanuslarda 250 binden fazla deniz türü kayıt altına alınmıştır.
İnsanlık için hayati öneme sahip olan okyanuslar, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) verilerine göre, dünya genelinde 3 milyardan fazla insanın hayvansal protein ihtiyacının önemli bir kısmını karşılamaktadır. Balıkçılık ve su ürünleri sektörü, özellikle Afrika ve Asya'da temel gıda kaynakları arasında yer almakta ve 60 milyondan fazla kişiye doğrudan istihdam sağlamaktadır. Denizcilik ve okyanus ekonomisinin büyümesiyle birlikte, 2030'a kadar bu alanda 40 milyon yeni iş fırsatı yaratılması öngörülmektedir.
Doğal Hayatı Koruma Vakfı'nın (WWF) "Yaşayan Gezegen 2024" raporuna göre, 1970-2020 döneminde deniz popülasyonunda yüzde 56'lık bir azalma kaydedilmiştir. Küresel ısınma, aşırı avlanma, endüstriyel atıklar ve hava kirliliği bu azalmanın başlıca nedenleri olarak gösterilmektedir. Henüz yaklaşık yüzde 20'si keşfedilmiş olan okyanuslara her yıl 8 milyon ton plastik atık karışmakta ve 2 binden fazla yabani türe zarar vermektedir.
Son 2 yılda okyanusların korunması konusunda önemli adımlar atılmış ve yaklaşık 5 milyon kilometrekarelik deniz alanı koruma altına alınarak Avrupa Birliği'nin yüz ölçümünden daha geniş bir bölge güvence altına alınmıştır. Ancak, insan faaliyetleri sonucu açığa çıkan sera gazlarının yarattığı ısının yaklaşık yüzde 90'ını emen okyanuslar, küresel ısınmanın etkilerini giderek daha belirgin şekilde yansıtmaktadır.
"Advances in Atmospheric Sciences" dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, 2025 yılında okyanuslarda depolanan ısı miktarı, modern ölçümlerin başladığı günden bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye ulaşmıştır. Araştırma, okyanusların yüzeyden 2 kilometre derinliğe kadar olan kısmında biriken ısı miktarının, 2025'te bir önceki yıla kıyasla rekor seviyeye ulaştığını ortaya koymuştur. Bu miktarın, 2023'te dünyanın tükettiği toplam enerjinin yaklaşık 37 katına tekabül ettiği belirtilirken, en hızlı ısınan alanlar arasında Güney Atlantik, Kuzey Pasifik ve Güney Okyanusu'nun yer aldığı vurgulanmıştır.