Zeytin ve zeytinyağı sektöründe artan maliyetler ve ihracat gelirlerindeki düşüş nedeniyle belirsizlik artıyor. Sektör temsilcileri, üreticinin sürdürülebilirliği için devlet desteğinin ve doğru politikaların hayati önem taşıdığını vurguluyor.
Üretici Maliyetleri ve Destekleme Talebi
Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Fikret Akova, zeytin üretiminin ekonomik koşullardan bağımsız olarak devam etmesi gerektiğini belirtti. Üreticilerin artan giderler karşısında zorlandığını ifade eden Akova, zeytinyağına yönelik mevcut desteklerin kaldırılmasını eleştirdi. Akova, "Devletin minimum bir Avro zeytinyağına destekleme vermesi lazım. Eğer bu desteklemeyi alamazsak üretici maliyetlerle baş edemiyor. Bir kilogram yağın maliyetiyle oluşan piyasa arasında ciddi sıkıntılar yaşanıyor" şeklinde konuştu.
Üretim sürecinin doğa ile paralel ilerlediğini kaydeden Akova, zeytin veriminin düşük olduğu dönemlerde dahi üretimin durdurulamayacağını dile getirdi. Ayrıca, yurtdışındaki düşük fiyatlar ile Türkiye'deki yüksek üretim maliyetlerinin ihracat süreçlerini zorlaştırdığına dikkat çekildi. Maliyetlerin düşürülmesi için makineleşmenin önemine değinildi.
İhracat Gelirlerinde %34'lük Kayıp
Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, sektörün ihracat tarafında ciddi bir daralma yaşadığını açıkladı. 31 Mayıs 2026 verilerine göre, sektör ihracatının 260 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiği ve geçen sezonun aynı dönemine kıyasla gelirlerde yaklaşık yüzde 34 oranında bir azalma yaşandığı bildirildi.
Yeni sezonda yüksek rekolte beklentisi içerisinde olunduğunu belirten Uygun, ürün bolluğunun doğru yönetilmemesi durumunda üretici için fiyat krizine, ihracatçı için ise stok yüküne yol açabileceği uyarısında bulundu. Enerji, işçilik, sulama, hasat, ambalaj ve lojistik giderlerinin sektör üzerinde baskı oluşturduğu, uluslararası rekabet için öngörülebilir kur politikası ve finansman desteğinin gerekliliği vurgulandı.