USD 45,60₺ ▲0.04% EUR 53,11₺ ▼0.11% ALTIN 6.654₺ ▲0.28% BTC 3,56M₺ ▲1.70% ☀️ Mugla 11°C
21 Mayıs 2026

Marmaris Güncel

Yaşam • Moda • Kültür

Türkiye'de Aşırı Yağışlar Sel ve Taşkınlara Neden Oldu: Uzmanlar İklim Değişikliğine Dikkat Çekiyor
Gundem

Türkiye'de Aşırı Yağışlar Sel ve Taşkınlara Neden Oldu: Uzmanlar İklim Değişikliğine Dikkat Çekiyor

Türkiye, 2026'da aşırı yağışlar nedeniyle birçok ilde sel ve taşkınlarla mücadele ediyor. Uzmanlar, iklim değişikliğine hazırlıksız olunduğunu ve 'sünger kent' yaklaşımı gibi önlemlerin alınması gerektiğini belirtiyor.

3 dk okuma
Paylaş:

Türkiye, 2026 yılında mevsim normallerinin üzerinde seyreden yağışlar nedeniyle birçok ilde sel ve taşkın felaketleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz yıl yaşanan kuraklığın ardından bu yıl yaşanan aşırı yağışlar, iklim değişikliğinin etkilerini gözler önüne serdi.

Adana, Samsun ve Tokat gibi şehirlerde meydana gelen sel ve taşkınlar, bazı bölgelerdeki vatandaşların tahliye edilmesine yol açtı. Tokat'ta 15 mahalle ve 7 köydeki yerleşim yerlerinden tahliyeler gerçekleştirildi. Bu durum, doğal afetlerin yönetimi ve önlenmesi konusunda alınması gereken tedbirleri yeniden gündeme getirdi.

Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız, yaşanan felaketlerin Türkiye'nin iklim değişikliğine yeterince hazır olmadığını gösterdiğini belirtti. Yıldız, bilim insanlarının kuraklık, sel ve diğer aşırı meteorolojik olayların şiddetinin ve sıklığının artacağı yönündeki uyarılarına dikkat çekti. Türkiye'nin bu tür olayları yönetebilme konusunda yasal ve kurumsal kapasite eksikliklerini gidermesi gerektiğini vurguladı.

Yıldız, şehir sellerinin önlenmesi için yağışın toprağa daha fazla süzülmesini sağlayacak 'sünger kent' yaklaşımının benimsenmesi gerektiğini ifade etti. Göletler ve parklar gibi yeşil alanların fazla yağmur suyunu emerek taşkınları engellediği bu yaklaşımın, kentsel alanlarda uygulanmasının önemine değindi. Ayrıca, fazla yağış alınan dönemlerde suyun değerlendirilmesi için 'Yeraltısuyu Besleme Projeleri'nin yaygınlaştırılması gerektiğini de sözlerine ekledi.

Plansız ve çarpık kentleşmenin durdurulması gerektiğini belirten Yıldız, kent yüzeylerinin daha az betonla kaplanarak geçirgenliğinin artırılmasını önerdi. Şehirlerin yağmur suyu toplama ve uzaklaştırma sistemlerinin atıksu sistemlerinden ayrı olarak inşa edilmesi gerektiğini vurguladı. Yıldız, taşkın yönetim planları ve afet risk azaltma planları olmasına rağmen, su yönetimindeki çok parçalı yapının ve koordinasyon eksikliğinin planların etkin uygulanmasını engellediğini dile getirdi.

Kamu kurumlarının sorumluluklarındaki yetki ve görev karmaşasına da dikkat çeken Yıldız, belediyeler, il özel idareleri, su ve kanalizasyon idareleri ve DSİ bölge müdürlükleri gibi kurumlar arasında yağmur suyu yönetimi ve dere ıslahı gibi konularda net bir mevzuat açıklığı bulunmadığını belirtti. Yeni su yasası taslağında bu konuya değinilse de, havza ölçeğinde etkin bir yetkili kurum tanımlanmadığı sürece mevcut çok başlı yapının devam edeceğini ve sorunların süreceğini ifade etti.

E

Editör

Bunları da Beğenebilirsiniz

Yorumlar (0)

Henuz yorum yapilmamis. Ilk yorumu siz yapin!