Suriye'deki iç savaşın en ağır izlerini taşıyan Şam yakınlarındaki Yermuk Kampı, devam eden yıkım ve insani krizin simgesi olmaya devam ediyor. 2011 yılında başlayan çatışmalar ve rejim güçlerinin saldırıları sonucunda kamp sakinleri büyük bir yıkımla karşı karşıya kaldı.
Kampta yaşam mücadelesi veren 18 yaşındaki E., ailesini bombardımanlar sırasında kaybettiğini belirtti. İsrail'in göç politikaları nedeniyle yerinden edilen ailesinin hikayesini paylaşan E., kampın kuşatma döneminde temel ihtiyaçlara erişimin tamamen kesildiğini ifade etti. Elektrik ve su gibi hayati hizmetlerin bulunmadığını vurgulayan genç, evlerinin ve mahallelerinin neredeyse tamamen yok olduğunu dile getirdi.
Sürgün hayatını uzun yıllardır sürdüren S.M. ise 1967 Savaşı'ndan bu yana yaşadığı zorlukları aktardı. Golan bölgesinden ayrıldıktan sonra farklı bölgelerde ikamet eden Muhammed, rejimin uygulamaları nedeniyle büyük mağduriyetler yaşadığını ve en büyük kaybının evlat hasreti olduğunu belirtti.
Bir diğer kamp sakini olan M.M., babasının 1948 Nekbe olayları sırasında Suriye'ye sığındığını hatırlattı. 2011'deki süreçte Suriye halkıyla dayanışma içinde olduklarını kaydeden M.M., savaş süresince 4 aile ferdini kaybettiğini ve tüm maddi varlıklarını yitirdiğini açıkladı. Kamp sakinleri, onurlu bir yaşam sürebilmek için uzun süredir mücadele ettiklerini ifade ediyorlar.