Çıraklık ve staj mağdurları, bu dönemlerin sigortalılığa dahil edilmesi talebiyle hukuki yollara başvuruyor. Geçtiğimiz ay Yargıtay'ın davacılar lehine verdiği karar, talepleri daha da güçlendirdi. Sivil toplum kuruluşları, yıllardır komisyonda bekletilen ilgili kanun tekliflerinin acilen görüşülmesi çağrılarını artırdı.
Staj ve çıraklık süreçlerinde iş kazası ve meslek hastalığı risklerine karşı sigorta yapılmasına rağmen, bu dönemler uzun vadeli sigorta kolları kapsamında değerlendirilmediği için emekliliğe esas alınmıyor. Vatandaşlar, yıllar önce staj ve çıraklıklarını kayıtlı olarak yaptıklarını, bu süreçlerin yalnızca eğitimden ibaret olmadığını ve ciddi iş yükü altında emek verdiklerini belirtiyor.
Yargıtay'ın incelediği davalarda, kişilerin fiilen üretime katılıp katılmadığı ve işin niteliğinin araştırılması gerektiği vurgulanıyor. Mağdurlar, haklarını tek tek dava yoluyla aramak yerine, konunun Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından yasal bir düzenlemeyle kalıcı olarak çözülmesini talep ediyor.
Konuyla ilgili olarak Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu Başkanı Murat Aydın ve Staj Çıraklık Sigortası Mağdurları Dayanışma Derneği Kurucu Onursal Başkanı Ferhat Salman görüşlerini paylaştı. Aydın, “Bizler çalışma hayatına çok genç yaşlarda başladık, işyerlerinde sorumluluk aldık” diyerek, yargının kararlarının mevzuatın sınırlarını gösterdiğini ifade etti. Aydın, mağduriyetin görmezden gelinemeyeceğini belirterek, “Kimseyle kavga etmek, kimseyi hedef göstermek istemiyoruz. Talebimiz hak, adalet ve eşitliktir. Yılların emeği geleceğimizden çalınamaz. Artık söz değil, çözüm istiyoruz” şeklinde konuştu.
Salman ise beklentilerinin bir “ayrıcalık talebi” olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Aynı işyerinde üretime katkı sağlayan kişilerin, yalnızca sigorta başlangıçlarının farklı olması nedeniyle emeklilikte büyük farklılıklar yaşamasının adil olmadığını belirtti. Salman, “Mücadelemiz yalnızca geçmiş mağduriyetlerin giderilmesi değil. Bugün MESEM kapsamında evlatlarımızın yaşamını yitirmesi, koşulların ne kadar vahim olduğunu gösteriyor. Bugünün gençlerinin de güvenli, güvenceli ve haklarının korunduğu bir çalışma hayatına sahip olmasını istiyoruz. Sesimizi duyun, ertelemeyin” dedi.