Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Rusya'nın Avrupa genelindeki hibrit saldırılarının arttığını belirtti. Kallas, "Putin durdurulmadığı sürece durmayacaktır. Rusya daha büyük riskler almaya hazır oldukça Avrupa da daha büyük bir bedel ödetmelidir." dedi.
Strazburg'da Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu'nda "AB üyelerine yönelik hibrit tehditler" konulu oturumda konuşan Kallas, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik geniş çaplı saldırısının başladığı 2022'den bu yana Avrupa'ya yönelik hibrit saldırılarda istikrarlı bir artış gözlemlendiğini ifade etti. Rusya'nın hedef ülkeye göre farklı yöntemler kullandığını aktaran Kallas, bazı ülkelerde bilgi manipülasyonu, toplumsal bölünmelerden yararlanma ve seçimlere müdahale gibi yöntemler kullanılırken, bazılarında ise askeri altyapı, toplu taşıma ve kritik altyapının hedef alındığını söyledi. Kallas, "Ortak istihbaratımız Rusya'nın tüm hibrit araçlarını kapsamalıdır. İstihbarat paylaşımı hayati önem taşımaktadır." diye ekledi.
Rusya'nın Avrupa'ya yönelik saldırılarına karşı daha güçlü adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Kallas, bu saldırıların kamuoyu önünde ifşa edilmeye devam edilmesi ve arkasındaki kişilere yaptırım uygulanması gerektiğini belirtti. Rusya'nın finansman kaynaklarının kesilmesinin önemine dikkat çeken Kallas, AB yaptırımlarının Rus ekonomisini bugüne kadar 1 trilyon avrodan mahrum bıraktığını ve "bugüne kadarki en geniş yaptırım listesinin" tamamlanmak üzere olduğunu ifade etti. Ayrıca, Rusya'nın "gölge filosu"nun da tasfiye edildiğini belirten Kallas, Rus diplomatların Schengen bölgesi içindeki hareketlerine yönelik kontrollerin sıkılaştırılabileceğini, Rusya'nın eski muhariplerine vize verilmesinin yasaklanabileceğini ve Rus vatandaşlarına turist vizesi verilmesinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Kallas, "Avrupa topraklarında saldırılar gerçekleştiren kişilerin oluşturduğu havuzu küçültmeliyiz." dedi.
Bilgi alanının korunmasının da Rusya'nın hibrit saldırılarıyla mücadelede kritik olduğunu vurgulayan Kallas, bilgi manipülasyonu ve müdahalesinin (FIMI) yapay zeka destekli araçlar kullanılarak daha hızlı tespit edilmesi, AB delegasyonlarındaki personelin eğitilmesi ve Rusya'nın insanları saldırılar için devşirmeye yönelik dolandırıcılık ağlarının haritalandırılması gerektiğini söyledi. Avrupa'nın Rusya'nın hibrit saldırıları karşısında korkuyla hareket etmemesi gerektiğini belirten Kallas, "Putin, tam anlamıyla bir zorba örneğidir. Moskova'nın hibrit saldırıları bizi korkutmak, toplumlarımızı felç etmek ve harekete geçmekte tereddüt etmemizi sağlamak üzere tasarlanmıştır. Putin'in istediği tam olarak budur." dedi. Korkunun seçimlere yön vermesine izin verilmemesi gerektiğini aktaran Kallas, "Putin durdurulmadığı sürece durmayacaktır. Rusya daha büyük riskler almaya hazır oldukça Avrupa da daha büyük bir bedel ödetmelidir." diye konuştu.
Diğer yandan, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Avrupalı ülkelerin Rusya'ya saldırması durumunda yaşanacak savaşın farklı olacağını ve kısa süreceğini belirtti. Başkent Moskova'da yabancı misyon temsilcileriyle yuvarlak masa toplantısı düzenleyen Lavrov, Rusya, ABD ve Ukrayna arasında üçlü formatta müzakerelerin yeniden başlatılması ihtimalini değerlendirdi. Lavrov, "Ciddi müzakerelere her zaman hazırız. Müzakerelerden vazgeçmedik. Müzakereler üçlü veya ikili olabilir. Müzakereleri hiçbir zaman uzatmadık ve zorlaştırmaya çalışmadık." diye konuştu.
Lavrov, Rusya ile Ukrayna arasında 2022'de İstanbul'da yapılan müzakereleri anımsatarak, "Batı'nın müdahalesi nedeniyle İstanbul anlaşmalarının engellenmesinin ardından, müzakere süresince özel askeri operasyonu durdurmayacağız." ifadesini kullandı. Rusya'nın Ukrayna konusundaki şartlarının değişmediğine işaret eden Lavrov, "Pozisyonumuzu hiçbir zaman değiştirmedik. Bu tutum çerçevesinde makul uzlaşılar bulmaya hazırız. Ancak temel olarak güvenliğimizi sağlama, NATO'nun sınırlarımıza yaklaşmasına izin vermeme ve Rusların ile Rusça konuşan insanların meşru haklarını güvence altına alma hedeflerimizden vazgeçmedik." dedi. ABD'nin diğer Batılı ülkelerin aksine söz konusu temel nedenleri anladığını belirten Lavrov, Amerikan yönetiminin Ukrayna krizinin çözümüne yönelik girişimlerini takdir ettiklerini dile getirdi. Lavrov, ABD'nin İran konusunda çözüm karşılığında Ukrayna'yla ilgili çözüm sağlanması için Rusya'ya hiçbir zaman takas teklifinde bulunmadığını kaydetti.
Bakan Lavrov, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin Ukrayna konusundaki yaklaşımına ilişkin ise, "Avrupalılar, Kırım’ı ve Donbas’ı hiçbir zaman tanımayacaklarını, 1991 sınırlarını kabul ettiklerini söylüyor. AB bu anlamsız tutumunu sürdürüyor." değerlendirmesinde bulundu.