Pakistan'ın Pencap eyaletinde tatil yapan Avustralyalı H.A., ailesiyle birlikte bir akrabasını ziyaret ettiği sırada silahlı soyguncular tarafından rehin alındı. Olay yerine gelen polis ekipleriyle soyguncular arasında çatışma yaşandı.
Punjab polisi tarafından yapılan açıklamada, soyguncuların polise ateş açtığı ve karşılık verildiği belirtildi. Çatışma sırasında, olay yerine müdahale eden bir polis memurunun, şüphelilerin kurbanların aracını kullanarak kaçmaya çalıştığı yönündeki yanlış değerlendirmesi sonucu silahını kullandığı ifade edildi. Bu hatanın trajik bir şekilde H.A.'in hayatını kaybetmesine ve babası ile ağabeyinin yaralanmasına neden olduğu kaydedildi.
Olayda Hania'nın annesinin yara almadan kurtulduğu bildirildi. Soyguncuların olay yerinden motosikletle kaçtığı ancak ertesi gün polisle girdikleri başka bir çatışmada öldürüldüğü öğrenildi. Ateş açan polis memurunun ise standart operasyon prosedürlerini ve güç kullanımına ilişkin yasal ilkeleri ihlal ettiği gerekçesiyle görevden uzaklaştırıldığı, tutuklandığı ve mahkemeye çıkarılarak tutuklu yargılanmasına karar verildiği belirtildi.
Pakistan polisi, olayın ardından kapsamlı ve tarafsız bir soruşturma yürütüleceği sözünü verdi. Polis, insan hayatını korumanın birincil görevleri olduğunu ve 'minimum güç' ilkesine uyulmamasının en üst düzeyde yasal ve idari sorumluluk gerektirdiğini vurguladı. Yaşanan trajediden duyulan derin üzüntü dile getirilirken, personelin yüksek riskli ortamlarda görev yaptığı ancak protokollerden sapma için hiçbir gerekçenin kabul edilemeyeceği ifade edildi.
H.A.'in, Perth'teki Australian Islamic College'da dördüncü sınıfta öğrenci olduğu belirtildi. Okul yönetimi, cuma günü özel bir toplantı düzenleyerek öğrencilere rehberlik hizmeti sundu. Okul müdürü A.K., Hania'yı 'neşeli, canlı ve arkadaş canlısı' bir kız olarak tanımladı. Khan, Hania'nın babası Adeel ile de görüştüğünü ve ailenin dönüşünde okul ve toplumun desteğini arkalarında hissedeceğini söyledi.
Avustralya Dışişleri ve Ticaret Bakanlığı'nın aileye konsolosluk yardımı sağladığı öğrenildi. Batı Avustralya Başsavcısı Tony Buti, olayı trajik bir 'yanlış kimlik' vakası olarak nitelendirdi. Pakistanlılar Batı Avustralya Derneği ise Ahmed ailesinin şimdilik mahremiyet talebinde bulunduğunu belirtti.