Pakistan'ın nükleer silah programının mimarı olarak kabul edilen Dr. Abdülkadir Han, 85 yaşında yaşamını yitirdi. Ülkesinin nükleer kapasitesinin geliştirilmesinde kritik bir rol üstlenen Han, nükleer teknoloji alanındaki çalışmalarıyla tanınıyordu.
Hayat Hikayesi ve Akademik Kariyeri
1 Nisan 1936 tarihinde İngiliz Hindistanı'nın Bhopal şehrinde dünyaya gelen Han, 1952 yılında ailesiyle birlikte Pakistan'a göç etti. Eğitim hayatına Karaçi Üniversitesi Metalürji Bölümünde başlayan Han, yükseköğrenimini Batı Almanya ve Hollanda'da sürdürdü. 1972 yılında Belçika'daki Katolik Üniversitesi'nden Metalürji Mühendisliği alanında doktora derecesi aldı.
Nükleer Programdaki Rolü ve Siyasi Süreçler
Uluslararası nükleer konsorsiyum olan URENCO bünyesinde görev yapan Han, 1974 yılındaki Hindistan nükleer denemelerinin ardından dönemin Başbakanı Zülfikar Ali Butto'ya nükleer program teklifinde bulundu. Bu teklifin kabul edilmesiyle birlikte 1976'da Pakistan Atom Enerjisi Komisyonu (PAEC) üyesi oldu ve Han Araştırma Laboratuvarı'nı hayata geçirdi. Hindistan ile yaşanan nükleer rekabette Pakistan'ın en önemli figürlerinden biri haline geldi.
Hukuki Süreçler ve İddialar
Han'ın kariyeri boyunca çeşitli hukuki süreçlerle karşı karşıya kaldığı kaydedildi. 1979 yılında uranyum zenginleştirme teknolojisini çalmakla suçlanan Han, Hollanda'da yargılandığı davadan daha sonra aklandı. 1990'lı yıllarda ise nükleer teknolojinin Kuzey Kore, İran ve Libya gibi ülkelere aktarıldığı iddiaları gündeme geldi. 2001 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Pervez Müşerref yönetiminde Bilim ve Teknoloji Danışmanı olarak görev yapan Han, 2004 yılında gözaltına alındı.
Han, 4 Şubat 2004 tarihinde nükleer teknoloji transferi yaptığına dair itiraflarda bulundu; ancak daha sonra bu açıklamaların Pervez Müşerref tarafından baskı altında yapıldığını ileri sürdü. 2009 yılında mahkeme kararıyla serbest bırakılan Han, hayatının geri kalanını gözlerden uzak bir şekilde tamamladı. 10 Ekim 2021 tarihinde hastanede hayatını kaybeden bilim insanı, çok sayıda devlet ödülüne layık görülmüştü.