Orta Doğu'da İran tarafından desteklenen milis grupların, insansız hava araçları (İHA) konusundaki yetkinliklerinin stratejik bir değişim geçirdiği gözlemlenmektedir. Yapılan araştırmalar, Lübnan, Gazze, Yemen ve Irak'taki grupların artık kendi İHA üretim kapasitelerine sahip olduğunu ortaya koymaktadır.
Operasyonel Özerklik ve Yerel Üretim Kapasitesi
Century International adlı düşünce kuruluşunun yayımladığı "Beyond the Axis" raporuna göre, bölgedeki gruplar artık sadece İran'dan gelen sistemlere bağımlı kalmamaktadır. Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (IISS) araştırmacısı W.C. Paes, bu grupların İran tasarımlarını temel alarak, parçaların büyük kısmını farklı ülkelerden tedarik ederek kendi İHA'larını inşa edebildiklerini belirtmiştir. Özellikle Shahed-136 tipi İHA'lar için gerekli motorların Çinli üreticilerden doğrudan temin edilebildiği ifade edilmektedir.
Küresel İHA Çatışmalarındaki Artış
Rapor verilerine göre, dünyadaki İHA kaynaklı çatışma vakaları 2016 yılında 140 iken, 2025 yılı itibarıyla 58.000'in üzerine çıkarak %41.000 oranında bir artış göstermiştir. Yemen'deki Husiler, Kızıldeniz'deki uluslararası ticaret gemilerine ve İsrail'e yönelik saldırılarını bu yerel üretim kapasitesiyle sürdürmektedir. Husilerin, Kızıldeniz ve Aden Körfezi kıyılarındaki Afrika ülkelerinde geniş bir kaçakçılık ağı kurduğu da raporun dikkat çeken noktaları arasındadır.
Lübnan ve Hizbullah Cephesindeki Durum
Lübnan merkezli Hizbullah milislerinin, İsrail saldırıları sonrası toparlanma sürecinde İran desteğinin kritik bir rol oynadığı vurgulanmaktadır. Chatham House araştırmacısı N. Quilliam, İsrail'in organizasyonun liderlik ve askeri altyapısını zayıflatma çabalarına rağmen, İran yardımı sayesinde grubun yeniden yapılanabildiğini belirtmiştir. 2026 yılının başlarında yaşanan gerilimler, bölgedeki askeri dengelerin İHA teknolojisiyle nasıl yeniden şekillendiğini göstermektedir.