İstanbul'da yürütülen ve 112 sanığın yargılandığı geniş kapsamlı kara para aklama davasının ikinci duruşması yapıldı. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmaya, çok sayıda tutuklu ve tutuksuz sanık ile avukatları katılım sağladı. Salonda güvenlik önlemleri jandarma ekiplerince üst seviyede tutuldu.
Sanıklar Suçlamaları Reddetti
Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık M.D., üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etti. Dağlar Group bünyesinde asgari ücretle çalıştığını ifade eden M.D., patronu M.F.D.'nin talimatları doğrultusunda şirket işlerini yürüttüğünü öne sürdü. Benzer şekilde tutuklu sanık M.A.A., bir suç örgütüne üye olmadığını ve M.D. tarafından verilen vekaletle banka işlemlerini gerçekleştirdiğini savundu.
Bir diğer tutuklu sanık olan M.N.K. ise şirket bünyesinde tercümanlık yaptığını belirterek, hesap hareketlerinin tamamen şirket talimatları doğrultusunda gerçekleştiğini iddia etti. M.N.K., çalıştığı kurumda herhangi bir usulsüzlüğe rastlamadığını ve işlemlerin ihracat-ithalat faaliyetleri kapsamında olduğunu dile getirdi. Tutuklu sanık M.K. da benzer şekilde suçlamaları reddederek tahliye talebinde bulundu.
İddianamedeki Örgüt Yapısı ve Yöntemler
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, suç örgütünün hiyerarşik yapısının başında M.D.'nin bulunduğu belirtildi. İddianameye göre örgüt; Dağ, Elçiboğa, Acar ve Kaya aileleri üzerinden akrabalık bağlarını kullanarak bir denetim mekanizması oluşturdu. Dağlar Group, MHR Group ve ANKA Group gibi paravan şirketlerin yüksek işlem hacmiyle suç gelirlerini gizlemek amacıyla kullanıldığı öne sürüldü.
Suç faaliyetlerinin temelinde, özellikle Libya menşeli yabancı kredi kartlarının POS cihazları üzerinden fiktif işlemlerle kullanılması yer alıyor. Taç Döviz ve Aklar Döviz gibi işletmelerin ise paranın transferinde emanet noktası olarak kullanıldığı iddia edildi. Mahkeme, diğer sanıkların savunmalarının alınması amacıyla duruşmayı yarına erteledi.