USD 46,04₺ ▲0.01% EUR 53,11₺ ▼0.62% ALTIN 6.406₺ ▼3.10% BTC 2,86M₺ ▲2.03% Mugla 31°C
07 Haziran 2026

Marmaris Güncel

Yaşam • Moda • Kültür

İstanbul'da Nüfus Yoğunluğu ve Kaynak Yetersizliği Tartışılıyor: Uzmanlardan 'Planlı Tersine Göç' Çağrısı
Gundem

İstanbul'da Nüfus Yoğunluğu ve Kaynak Yetersizliği Tartışılıyor: Uzmanlardan 'Planlı Tersine Göç' Çağrısı

İstanbul'da artan nüfus ve yetersiz kaynaklar tartışılıyor. Uzmanlar, bayram tatilinde yaşanan trafik düşüşünün ardından, nüfusun planlı bir şekilde azaltılması gerektiğini savunuyor. Tersine göçün teşvik edilmesi ve mekânsal planlamanın önemi vurgulanıyor.

İmza: Marmaris Güncel Gundem Servisi Yayın: 👁 10,863

Bayram tatili nedeniyle İstanbul'dan ayrılan nüfusun trafik yoğunluğunu azaltması ve kent ekosisteminde geçici bir iyileşme sağlaması, kentte yaşayanlarda 'Keşke şehir hep böyle olsa' düşüncesini uyandırdı. Uzmanlar, kayıt dışı nüfusla birlikte 20-21 milyona ulaştığı tahmin edilen İstanbul'un mevcut nüfusunun, 2053 master planlarında öngörülen rakamların altına düşmeyeceğini belirtiyor. Bu durum, nüfusun planlı bir şekilde azaltılması gerektiği yönünde uyarıları beraberinde getiriyor.

TMMOB Şehir Plancıları Odası Yönetim Kurulu üyesi Prof. Dr. Pınar Pelin Giritlioğlu, 2009 yılında hazırlanan İstanbul İl Çevre Düzeni Planı'nda 2030 yılı için öngörülen nüfusun 16 milyon olduğunu hatırlattı. Mevcut durumda bu hedefin çok üzerinde bir nüfusa ulaşıldığını vurgulayan Giritlioğlu, mega projeler ve Kanal İstanbul gibi plan dışı yapılaşmaların nüfus artışını tetiklediğini ifade etti. Özellikle ekonomik sebeplerle öğrenciler, beyaz yakalılar, emekliler ve memurlar arasında tersine göç eğiliminin arttığını belirten Giritlioğlu, İstanbul'un çalışanlar için artık çok pahalı hale geldiğini ve uzaktan çalışma imkanı olanların da kenti terk etmeye başladığını söyledi.

Giritlioğlu, tersine göç eğilimini bir fırsat olarak değerlendirirken, sürecin planlı ilerlemesi gerektiğini vurguladı. 20 milyon eşiğinin kritik olduğunu ve İstanbul'daki kaynakların artan nüfusa yetmediğini belirtti. Ulaşım yoğunluğunun ikinci bir işi yetiştirmeyi zorlaştırdığını ve olası bir deprem durumunda nüfusun tahliyesinin büyük bir sorun teşkil edeceğini dile getirdi. Bu nedenlerle nüfusun krizle değil, yerel, bölgesel ve ulusal politikalarla kademeli olarak azaltılması gerektiğini savundu. Bu seyreltme sürecinin, kentin gerçek sakinleri yerine üst gelir gruplarına alan açma fırsatına dönüştürülmemesi gerektiği uyarısında bulundu.

İstanbul Planlama Ajansı Istanbul Çevre Düzeni Planı Bilim Kurulu Üyesi Dursun Yıldız ise, kentin su ihtiyacının büyük bölümünün havzalararası transferle karşılandığını belirtti. Özellikle Avrupa Yakası'ndaki su sorununun plansız kentleşme ve nüfus baskısı altında olduğunu söyledi. Arazi ve su kaynakları planlamasının entegre yapılması gerektiğini vurgulayan Yıldız, su sorununun artık sadece bir yönetim sorunu olmadığını; mekânsal planlama, nüfus yoğunluğu yönetimi ve tersine göç yönetimiyle doğrudan ilişkili hale geldiğini ifade etti.

Yıldız, kent büyüdükçe su havzalarının yapılaşma baskısı altına girdiğini, ulaşım projelerinin yeni yapılaşmayı tetiklediğini ve su toplama havzalarının doğal yapısının bozulduğunu uyardı. Kentin su arz güvenliğinin başka havzalardan taşınacak suya daha çok bağımlı hale geldiğini belirtti. Bunu önlemek için Anadolu kentlerinin ekonomik olarak güçlendirilmesi, sanayinin dağıtılması ve orta ölçekli kentlerin geliştirilmesiyle tersine göçün teşvik edilmesinin İstanbul'un su kaynakları üzerindeki baskıyı azaltacağını söyledi. Yıldız, tersine göçü 'ulusal mekânsal dengeleme stratejisi' olarak tanımlayarak, bunun İstanbul ve Ankara gibi hızla artan nüfuslu büyük kentler için büyük bir gereksinim olduğunu belirtti. İstanbul'un su sorununun sadece ilave su sağlayarak değil, radikal bir talep yönetimine geçerek, mekânsal planları uygulayarak ve tersine göçü teşvik ederek hafifletilebileceğini sözlerine ekledi.

İlgili Haberler