USD 46,09₺ ▲0.10% EUR 53,16₺ ▲0.20% ALTIN 6.352₺ ▼1.31% BTC 2,88M₺ ▲1.16% Mugla 25°C
08 Haziran 2026

Marmaris Güncel

Yaşam • Moda • Kültür

İsrail Saldırıları Sonrası Petrol Fiyatlarında Sert Yükseliş: 2 Doların Üzerinde Artış
Ekonomi

İsrail Saldırıları Sonrası Petrol Fiyatlarında Sert Yükseliş: 2 Doların Üzerinde Artış

İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları ve İran'ın karşılık vermesi, petrol fiyatlarında varil başına 2 doların üzerinde artışa neden oldu. Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyat riskleri ve OPEC+'ın üretim artışı kararları, piyasalardaki arz endişelerini gideremedi.

İmza: Marmaris Güncel Ekonomi Servisi Yayın: 👁 1,067

İsrail ordusunun Lübnan topraklarına yönelik yeni hava saldırıları düzenlemesi ve İran'ın buna karşılık vermesi, küresel emtia piyasalarında arz endişelerini artırdı. Pazartesi günü petrol fiyatları varil başına 2 doların üzerinde değer kazandı.

Yaşanan askeri hareketlilik, Orta Doğu'daki çatışmaların sona ereceğine dair beklentileri zayıflattı. Küresel ticaret için kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı üzerindeki petrol sevkiyatlarının durma riski yeniden gündeme geldi. Piyasalarda oluşan bu arz endişeleri fiyatlamalara yansıdı.

ABD hafif petrolü vadeli kontratları yüzde 2,32 oranında, yani 2,10 dolar artarak varil başına 92,64 dolara ulaştı. Brent petrolü ise yüzde 2,5 oranında, yani 2,33 dolar değer kazanarak varil başına 95,42 dolardan işlem görüyor.

İsrail'in gerçekleştirdiği saldırılar, Washington ile Tahran arasında yürütülmesi planlanan olası barış anlaşmasının ve küresel petrol ile gaz arzının kalbi konumundaki Hürmüz Boğazı'nın yeniden deniz trafiğine açılmasının önünde engel teşkil ediyor. İran yönetimi, Washington ile yapılacak herhangi bir barış müzakeresi için Lübnan'ı da kapsayan kalıcı bir ateşkesin ön koşul olduğunu savunuyor.

Tahran, Beyrut'taki müttefiki Hizbullah unsurlarını hedef alan operasyonlara İsrail topraklarına füze fırlatarak karşılık verdi. ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya İran'a karşı yeni bir misilleme başlatmaması yönünde çağrıda bulunacağını açıkladı.

İsrail ordusu, İran destekli Hizbullah güçlerinin sınır ötesine roket ve insansız hava araçlarıyla saldırmasının ardından mart ayında Lübnan topraklarına girmişti. 3 Haziran tarihinde bir ateşkes kararı duyurulmuştu ancak bu anlaşmaya rağmen sınır hattındaki askeri temaslar devam etti.

Nisan ayı başında ABD ve İsrail'in İran'a yönelik operasyonlarını askıya almasından bu yana bölgesel çatışmalar büyük oranda duraklama dönemine girdi. Buna rağmen Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı üzerindeki deniz taşımacılığı faaliyetlerinin büyük bölümünü kısıtlamaya devam ediyor.

Tedarik zincirindeki bu aksamaların gölgesinde OPEC+, pazar günü son dört ay içindeki dördüncü petrol üretim artışı kararını onayladı. Piyasa analistleri, birçok OPEC+ üreticisinin Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklık nedeniyle üretim kotalarını dolduramadığını belirtiyor. Uzmanlar, bu adımın küresel piyasalardaki arz endişelerini hafifletmekte yetersiz kalacağını savunuyor.

Haitong Futures analistleri, daralan arz-talep dengesi ile hızla gerileyen küresel petrol stoklarının bir araya gelmesiyle fiyatların mevcut işlem bandının tepe noktasına doğru hareket edebileceğini öngörüyor. Uzmanlar, diplomatik bir ateşkes sağlansa bile Hürmüz Boğazı üzerindeki sevkiyatların normale dönmesinin aylar alabileceğini vurguluyor. Enerji altyapısında meydana gelebilecek olası bir fiziki hasar, piyasaların toparlanma sürecini daha da yavaşlatma riski taşıyor.

Saudi Aramco Yönetim Kurulu Başkanı A.N., Hürmüz Boğazı'ndaki lojistik aksamaların küresel petrol piyasalarında istikrarın sağlanmasını 2027 yılına kadar erteleyebileceğini belirtti. Nasser, kesintilerin uzaması durumunda her hafta yaklaşık 100 milyon varil arzın tehlikeye gireceğini açıkladı.

Yatırım bankası Morgan Stanley, mevcut ham petrol piyasasını zamana karşı bir yarış olarak tanımladı. Kurum, Hürmüz Boğazı'nın haziran ayı boyunca kapalı kalması durumunda, şimdiye kadar fiyatlardaki daha sert yükselişleri sınırlayan tampon faktörlerin ortadan kalkmaya başlayacağı konusunda uyardı.

Banka, güçlü seyreden ABD ham petrol ihracatının ve Çin tarafındaki zayıf talebin, yaşanan tedarik şokunun bir kısmını absorbe ettiğini belirtti. Ancak küresel lojistik krizinin ABD ve Çin'in dengeleyici etkisinden daha uzun sürmesi halinde dünya genelinde arz koşullarının yeniden ciddi şekilde sıkılaşacağı öngörülüyor.

İlgili Haberler