İran'ın başkenti Tahran yakınlarında meydana gelen sismik hareketlilik, bölgedeki deprem potansiyeli hakkında tartışmaları yeniden alevlendirdi. İran devlet medyası, Pardis bölgesinde bir gece içinde toplam 9 deprem kaydedildiğini bildirdi. En büyük sarsıntının büyüklüğü 4,6 olarak açıklandı.
Depremlerin, İran'ın yüksek sismik risk taşıyan bölgelerinden biri olarak kabul edilen Moşa Fay Hattı civarında hissedildiği belirtildi. İlk belirlemelere göre can kaybı veya ciddi bir hasar meydana gelmediği aktarıldı. İranlı sismolog Mehdi Zare, art arda yaşanan sarsıntıların dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguladı. Zare, bu depremlerin fay hattındaki enerjinin bir boşalması mı yoksa daha büyük bir sarsıntı öncesi bir hareketlilik mi olduğunun henüz netlik kazanmadığını ifade etti.
Yaklaşık 14 milyon nüfuslu Tahran'ın, Kuzey Tahran, Rey ve Moşa gibi aktif fay sistemlerine yakın bir konumda bulunduğu belirtiliyor. Uzmanlar, yoğun yapılaşma ve nüfus yoğunluğunun olası bir büyük depremde riski artırabileceğine işaret ediyor. Ayrıca, İran'da bir önceki gün Kirman eyaletinin Berdsir ilçesinde 5 büyüklüğünde bir deprem yaşanmıştı. Son iki gündeki bu sarsıntılar, ülkedeki sismik aktiviteyi tekrar gündeme taşıdı.
İran'daki depremlerin ardından, Türkiye'de özellikle doğu illerinde yaşayan vatandaşlar olası etkileri araştırmaya başladı. Uzman görüşlerine göre, İran ve Türkiye aynı geniş tektonik kuşak üzerinde yer alsa da, İran'daki her depremin Türkiye'de doğrudan büyük bir sarsıntıyı tetiklemesi beklenmiyor. Özellikle İran'ın iç kesimlerinde meydana gelen sarsıntıların, Türkiye'deki Kuzey Anadolu Fay Hattı ve Doğu Anadolu Fay Hattı üzerinde kısa vadede doğrudan bir etki yaratma olasılığının düşük olduğu değerlendiriliyor.
İran, geçmişte büyük yıkımlara neden olan depremlerle sık sık gündeme gelmişti. 2003 yılında meydana gelen Bam depreminde 30 binden fazla kişi hayatını kaybetmişti. Ülkede son günlerde yaşanan sarsıntılar, deprem riski ve aktif fay hatları konusundaki tartışmaları yeniden yoğunlaştırdı.