Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İslam ekonomisinde sermaye ve dijital dönüşüm gibi konuların ele alındığı bir zirvede önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, faizin olduğu yerde bereket olmayacağını vurgulayarak, mevcut ekonomik sistemin tamir ve revize edilmesi gerektiğini belirtti.
Küresel ekonomiye de değinen Erdoğan, uluslararası borçluluğun 350 trilyon dolara ulaştığını ve bu durumun sürdürülebilirliğinin ciddi bir soru işareti yarattığını ifade etti. Gelişmişlik düzeyinden bağımsız olarak sarsıntıların hissedildiği günlerde, borca ve faize dayalı küresel finans mimarisinin sorunların kök nedenlerini çözmek yerine geçici çözümler ürettiğini söyledi. Erdoğan, adalet, ahlak, üretim ve adil paylaşım ilkelerini merkeze alan bir ekonomik paradigmaya geçilmeden finansal krizlerin önlenemeyeceğini dile getirdi.
Konuşmasında Gazze'deki İsrail zulmüne de dikkat çeken Erdoğan, siyonist işgal politikasının Lübnan'a doğru genişlediğini ve İran merkezli savaşın Hürmüz Boğazı'ndaki geçişleri durma noktasına getirerek tüm dünyayı olumsuz etkilediğini belirtti. Coğrafyadaki güven ve istikrar ikliminin savaş ve belirsizlikler nedeniyle tahrip olduğunu sözlerine ekledi.
Ekonomi alanında müjdeli haberler de veren Erdoğan, Türkiye Varlık Fonu'nun katılım finans alanındaki faaliyetlerini genişleteceğini duyurdu. Emlak Katılım'ın halka arz edileceğini ve Ziraat, Vakıf ve Halk Katılım bankalarının birleştirileceğini açıkladı. Bu adımların katılım finans sistemine güç katacağına inandığını ifade etti.