Arnavutluk'un başkenti Tiran'da, eğitim maliyetlerindeki artış, üniversitelerdeki olumsuz koşullar ve yolsuzluk iddialarına tepki gösteren on binlerce öğrenci sokağa döküldü. Çarşamba günü düzenlenen protestolar, polis ile göstericiler arasında şiddetli çatışmalara sahne oldu.
Eğitim Bakanlığı binası ve iki banka şubesi ateşe verilirken, bazı göstericilerin polise taş attığı bildirildi. Polis, duruma müdahale etmek amacıyla göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su kullandı. Gösteriler sırasında çöp konteynerlerinin devrildiği ve iş yerlerinin camlarının kırıldığı gözlemlendi.
Mayıs 2025 seçimlerinde dördüncü kez iktidara gelen Başbakan Edi Rama'ya yönelik en sert protestolardan biri olarak kayıtlara geçen eylemlerde, öğrencilerin eğitim ve ekonomik koşullara ilişkin talepleri ile hükümet yetkililerine yönelik yolsuzluk iddialarının yarattığı rahatsızlık birleşti. Protestocular, sık sık "İstifa" ve "Suç polisi" sloganları attı.
Reuters'a konuşan ve adının sadece L. olduğunu belirten bir öğrenci, "Bu bir devrim. Barışçıl protestolardan yorulduk. Rama istifa edene kadar durmayacağız" ifadelerini kullandı. Bazı öğrenciler ise mevcut muhalefet partilerini de iktidara alternatif olarak görmediklerini dile getirdi.
Arnavutluk'ta hükümet karşıtı gösteriler, daha önce de ülkenin güney kıyısında yapılması planlanan ve ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner'in desteklediği lüks tatil köyü projesine yönelik tepkilerle başlamıştı. Yaz aylarında barışçıl devam eden bu protestolar, eğitim maliyetlerindeki artış ve yolsuzluk iddialarına yönelik tepkilerin büyümesiyle daha geniş bir hareket haline geldi.
Öğrenci temsilcileri, eylemlerin üniversitelerdeki yetersiz koşullar, yüksek öğrenim maliyetleri, mali destek eksikliği ve mezuniyet sonrası işsizlik gibi sorunlardan kaynaklandığını belirtti. Başkent Tiran'da başlayan protestoların Elbasan ve İşkodra kentlerindeki üniversitelere de yayıldığı öğrenildi.
Arnavutluk hükümeti, protestolar sırasındaki şiddet olaylarını kınayarak itidal çağrısında bulundu. Başbakan Yardımcısı Albana Koçiu, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, protesto hakkının meşru olduğunu ancak şiddetin kabul edilemeyeceğini vurguladı. Koçiu, "Protesto etmek meşru bir haktır ancak bu hak şiddetin, kentin tahrip edilmesinin veya sokak ortasında yaşanan çirkin çatışmaların bahanesi olamaz" dedi.
Polis yetkilileri ise kamu mallarına zarar veren, yangın çıkaran veya güvenlik güçlerine saldıran kişilerin yasal sorumluluk taşıyacağını bildirdi.