Tüm Öğretim Elemanları Derneği (TÜMÖD) Genel Sekreteri ve 1961 Anayasası ve Çağdaş Demokrasi Vakfı Başkanı akademisyen ve yazar Suay Karaman hakkında, 11 yıl önce yaptığı bir sosyal medya paylaşımı nedeniyle Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla açılan dava Ankara 90. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Karaman hakkında 1 yıl 2 aydan 4 yıl 8 aya kadar hapis cezası talep ediliyor.
Karaman'ın yargılamaya konu olan paylaşımı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 31 Temmuz 2015'teki Endonezya ziyareti sırasında sarf ettiği "Bizim tek derdimiz İslâm, İslâm, İslâm" şeklindeki sözlerine binaen 1 Ağustos 2015'te yapılmıştı. Akademisyen Karaman, bu paylaşımda şu ifadeleri kullanmıştı: "Bizim de tek derdimiz insan, insan, insan; ama hırsızlık yapmayan, onurla yaşayan, vatanını satmayan. Bizim diğer derdimiz vatan, vatan, vatan; ama emperyalistlere satılmayan, Sevr planları uygulanmayan, dostluk içinde yaşanan..." Karaman, söz konusu paylaşımını 1 Ağustos 2021 ve 1 Ağustos 2022 tarihlerinde de yenilemişti.
Duruşmada savunmasını yapan Karaman, sosyal medya hesabında kendi yazılarını ve televizyon programlarını paylaştığını belirtti. Davaya konu olan beyanlarda herhangi bir isim, unvan veya hakaret kastı çağrıştıran bir öge bulunmadığını savunan Karaman, paylaşımın kimseye yönelik olmadığını ve kendi dünya görüşünü ifade ettiğini vurguladı. Yıllar önceki insani ve vatani hassasiyetler içeren sözleri nedeniyle hakkında Cumhurbaşkanına hakaret davası açılmasının hukuka aykırı olduğunu dile getirdi.
Karaman, beyanlarının tamamen ifade özgürlüğü kapsamında kaldığını belirterek, bu paylaşımlardan nasıl bir hakaret suçu çıkarıldığını anlamadığını ifade etti. Yaşamını bilime, ülkesine ve evrensel insani değerlere adadığını söyleyen Karaman, üzerine atılı suçu kabul etmediğini ve beraatini talep ettiğini belirtti. Karaman'ın avukatı Ömer Faruk Eminağaoğlu ise, söz konusu paylaşımların normal bir vatandaşa yapılsa suç sayılıp sayılmayacağını sorgulayarak, iddianamenin hukuka uygun olmadığını savundu. Eminağaoğlu, müvekkilinin sözlerinin sert eleştiri boyutuna dahi ulaşmadığını ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Mahkeme, dosya savcısının esasa yönelik mütalaasını hazırlaması için davayı 9 Aralık tarihine erteledi. Bu süreçte, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (AİHS) göre ifade özgürlüğünün mutlak bir hak olmadığı ve paylaşımlardan Cumhurbaşkanı'na yönelik hakaret anlamı çıkarılabileceği yönündeki Cumhurbaşkanlığı tarafının görüşü de değerlendirilecek.