ABD'de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), eylül ayında aylık yüzde 0,6, yıllık ise yüzde 3,7 olarak açıklandı. Bu rakamlar, aylık enflasyon için son 5 ayın, yıllık enflasyon için ise son 4 ayın en yüksek seviyesini temsil ediyor. Özellikle benzin fiyatlarındaki yüzde 9,1'lik artış, TÜFE'deki aylık yükselişin yarısından fazlasını oluşturdu.
Enerji ve gıda fiyatlarının dahil edilmediği çekirdek TÜFE'de ise aylık artış yüzde 0,3, yıllık artış ise yüzde 2,6 olarak kaydedildi. Bu veriler, beklentilerin üzerinde bir artışa işaret etti. Açıklanan enflasyon rakamlarının ardından ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinden gelen açıklamalar yakından takip edildi.
Richmond Fed Başkanı Tom Barkin, TÜFE verilerinin beklentilerin üzerinde geldiğini belirtti. Barkin, bugün açıklanacak Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verilerinin enflasyon görünümünü değerlendirmede yardımcı olacağını ifade etti. Fed'in bu ayki politika kararına ilişkin bir öngörüde bulunmaktan kaçınan Barkin, verileri beklemeye devam edeceklerini söyledi.
Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee ise TÜFE verilerini "cesaret kırıcı" olarak nitelendirdi. Goolsbee, hizmet sektöründeki enflasyonun da endişe kaynağı olduğunu vurguladı. Güçlü bir ekonomi ve yüksek enflasyon ortamında Fed'in atması gereken adımlarla ilgili belirsizlik olmadığını belirten Goolsbee, merkez bankasının bu duruma hazırlıklı olduğunu dile getirdi.
Fed'in yayımladığı Bej Kitap raporu da fiyat baskılarının devam ettiğini ve bazı bölgelerde yoğunlaştığını gösterdi. Bu gelişmeler sonucunda, Fed'in ekim ayında faiz artırma olasılığı piyasalarda yüzde 22'den yüzde 73'e yükseldi. Enflasyonun hızlanması beklentisi, özellikle teknoloji hisselerindeki düşüşleri derinleştirdi.
Orta Doğu'daki gelişmeler ve yükselen petrol fiyatlarının enflasyonist baskıları artırması, merkez bankalarının daha sıkı para politikaları izleyebileceği endişelerini güçlendiriyor. Yapay zeka yatırımlarının beklenen getiriyi sağlayıp sağlamayacağına dair belirsizlikler de piyasalardaki satış baskısını artırıyor. Bu durum, yatırımcıların güvenli liman olarak gördüğü ABD tahvillerine olan talebi artırdı. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi 9 baz puan azalarak yüzde 5,11'e geriledi. Dolar endeksi ise yüzde 0,2 düşüşle 102,1 seviyesinde seyrediyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın, yaptırım uygulanan ülkelerden petrol taşıyan "gölge filo" gemilerine yönelik yaptırımları hafifletmeyi değerlendirdiğine dair haberler, petrol fiyatlarında düşüşe neden oldu. Aralık vadeli Brent petrolün varil fiyatı yüzde 1,7 azalarak 104,3 dolara indi. Tahvil faizlerindeki ve dolar endeksindeki düşüşle desteklenen altının onsu ise yüzde 1 artışla 4 bin 145 dolardan işlem görüyor. Analistler, merkez bankalarının altın alımlarının devam etmesinin de altın fiyatlarını desteklediğini belirtiyor.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), küresel petrol talebinin 2026'nın dördüncü çeyreğinde günlük 2 milyon 500 bin varil, yıl genelinde ise ortalama 2 milyon 600 bin varil azalacağını öngördü. Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, bazı petrol rafinerilerinin onarımların ardından yeniden faaliyete geçtiğini ve tesislerdeki durumun iyileştiğini bildirdi.
New York Borsası, söz konusu gelişmelerle genel olarak düşüşle kapandı. Morgan Stanley'nin üçüncü çeyrek karı ve geliri beklentileri aşsa da hisseleri yüzde 3'e yakın değer kaybetti. Bank of America'nın karı ise 1,2 milyar dolarlık idari para cezası nedeniyle yüzde 17 azalarak 6,9 milyar dolara indi ve hisseleri yaklaşık yüzde 5 düştü. Dow Jones endeksi yüzde 0,09, S&P 500 endeksi yüzde 1,11 ve Nasdaq endeksi yüzde 1,88 geriledi.
Avrupa borsaları, şirket bilançolarının beklentileri karşılamasıyla İtalya hariç pozitif bir seyir izledi. Hollandalı yarı iletken üreticisi ASML'nin yapay zeka talebinin süreceği beklentisiyle ileriye dönük beklentilerini yükseltmesi üzerine hisseleri yüzde 1,2 prim yaptı. Savunma sanayisinde ise tank üreticisi KNDS'den sipariş aldığını duyuran Renk şirketinin hisseleri yüzde 2,7 arttı. Ancak çip üreticisi Infineon, sektördeki satış baskısı nedeniyle yüzde 1,7 kayıpla günü tamamladı. Avrupa Birliği liderlerinin Brüksel'deki görüşmelerinde "küresel ekonomik dengesizlikler" ana gündem maddelerinden biri olacak.